Türkiye'nin İran-Suudi Arabistan dengesi sürdürülebilir mi? - The Jerusalem Post

 "Türkler, kendileri için en iyi konumun iki tarafın da tam olarak yanında yer almamak olduğu sonucuna varmış görünüyor"

             [ Bu makale 20.04.2016 tarihinde The Jerusalem Post tarafından "Analysis: Turkey trying to balance relations between Iran, Saudis" başlığı ile yayınlanmıştır.]




Türk hükümeti, İsrail'in yanı sıra, hem İran hem de İran'ın bölgesel baş rakibi Suudi Arabistan'la ilişkileri geliştirirken gergin bir ip üzerinde dikkatlice yürüyor. 

Türkler ve Suudilerin, Suriye ve müttefikleri İran, Rusya ve Hizbullah'la savaşan Suriyeli asilerin yanında yer almalarına rağmen, Türkiye İran'la güçlü ekonomik ilişkilere sahip bir ülke. Türkiye'nin bölgesinde etkili olması, Irak gibi yerlerde ekonomik ve siyasi etkisini artırması İran'la samimi bir ilişki kurmasını gerektiriyor.


Bar-Ilan Üniversitesi Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi direktörü Prof. Efraim Inbar Türkiye'nin kesinlikle İran'ın bölgede yükselişinden endişe duyduğunu ve bundan dolayı Suudi Arabistan ile olan ilişkisini güçlendirdiğini söyledi.

"Türkiye ve Suudi Arabistan, Sünni güçler, ortak çabalarına rağmen Esad rejimine son veremeyerek zayıflık sergiliyorlar" diyen Inbar, İsrail ile iyi ilişkilerin İran'ın artan nüfuzuna karşı koymak için gerekli olduğunu belirtti. AKP hükümetinin İslami renginin Ankara'nın Kudüs'e çok yakın olmasını engellediğini de ekledi.

Orta Doğu Çalışmaları araştırmacısı ve Royal United Services Institute düşünce kuruluşunun Katar şubesinin başkanı olan Michael Stephens, "Türkler, kendileri için en iyi konumun Körfez ülkeleri ile Tahran arasındaki dengeyi sağlamak, iki tarafın da tam olarak yanında yer almamak, ancak her ikisinden de ekonomik fayda sağlamak olduğu sonucuna varmış görünüyor" dedi ve bunun, mevcut bölgesel gerginlikler düşünüldüğünde, devam ettirilmesi çok çaba gerektiren, hassas bir dengeleme eylemi olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani ile Cumartesi günü Ankara'da yaptığı ortak basın toplantısında, bölgede terörizm ve mezhepçilikle mücadele için Türkiye ile komşusu İran'ın, farklılıklarını azaltmak konusunda birlikte çalışmaları gerektiğini söyledi.

Erdoğan bu açıklamaları, İstanbul'da bir araya gelen İslam İşbirliği Örgütü'nün İran'ı, terörizmi desteklediği ve Suriye ile Yemen de dahil olmak üzere Orta Doğu ülkelerinin içişlerine müdahale ettiği gerekçesiyle suçlamasından bir gün sonra yaptı.

Türkiye, İran'dan büyük miktarda doğal gaz ithal ediyor ve iki ülke arasındaki bankacılık ve ticaret bağlarını güçlendirerek ikili ticaret hacmini önümüzdeki yıllarda katlayarak arttırmayı umuyor.

Ruhani, yaptırımların kalkmasından sonra Türkiye ile İran arasında işbirliği için şartların hazır olduğu söyledi.

İslamcı AKP'nin doğal müttefikleri Sünni devrimci güçler; Müslüman Kardeşler ve Suriye'deki diğer İslamcı gruplar mevcut statükonun dışında oldukları için, bu dengeleme hareketinin ne kadar süreceği bir soru işareti.

Bir statüko güç olan Suudi Arabistan'ın, Suud monarşisini devirmek isteyen Müslüman Kardeşler ve diğer İslamcı gruplarla önemli sorunları var. Kısmen bu nedenle Suudiler, Müslüman Kardeşler'i iktidardan deviren Mısır rejimi ile güçlü bir şekilde müttefik oldular.

Dolayısıyla Türkiye; İran ve Suudi Arabistan ile olan ilişkilerini dengelerken, ikisi ile de tam olarak uyum sağlayamıyor.


Son Çeviriler