Ortadoğu'da Amerikan çıkarlarına en büyük tehdit İran - CSIS

"ABD'nin mümkün olan en iyi savunma bakanına ihtiyacı var ve bunun nedeni sadece Orta Doğu ve Körfez değil."

"Bu makale 10.01.2017 tarihinde Center for Strategic and International Studies tarafından "Iran, Mattis, and the Real Threat to U.S. Strategic Interests in the Middle East" başlığı ile yayınlanmıştır"


İran - Türkiye savaşını dört gözle bekleyenler var. "İran'a neden müdahale edilmeli" yazılarına bir yenisi eklenmiş:

"Geçtiğimiz hafta boyunca İran ve Körfez'deki gelişmeler, İran'ın Körfez ve Ortadoğu'daki ABD'nin stratejik çıkarları için en büyük tehdit olmaya devam ettiğini ve General James Mattis'in İran'ı böyle bir tehdit olarak görmede ne kadar haklı olduğunu sert bir şekilde hatırlattı. Radikal İslamcılık ve terörizm gerçek tehditlerdir ancak kapsamları ve etkileri sınırlıdır.

Buna karşılık, İran, bölgede büyük bir savaş başlatma ve Hürmüz Boğazı'ndan bir günde geçen 17 milyon varil petrol düşünüldüğünde, dünyanın petrol ve doğal gaz trafiğini tehdit etme kapasitesine sahiptir. İran'ın bu tür bir hareketi küresel ekonominin bütününü, dünya genelinde petrol ve araç yakıtlarının fiyatlarını ve Amerika'nın Asya'daki önemli ticaret ortaklarının ithalat ve ihracat kapasitelerini tehdit ediyor.


Bu teorik bir tehdit değil. 8 Ocak'ta İran Devrim Muhafızlarına ait dört devriye botu, 1000 deniz piyadesi taşıyan amfibi savaş gemisine ve bir donanma yakıt ikmal gemisine eskortluk eden güdümlü füze destroyeri U.S.S. Mahan'a tehlikeli derecede yaklaştı. Doğrudan ABD gemilerine doğru yol alıyorlardı ve U.S.S. Mahan onları güvenli bir mesafede tutmak için uyarı atışları yapmak zorunda kaldı. Üstelik bu olay, Körfez'de devam etmekte olan taciz ve tahriklerin sadece sonuncusu. New York Times, 2016'da Amerikan ve İran gemileri arasında 35 yakın karşılaşma gerçekleştiğini ve bunların çoğu yılın ilk yarısında meydana geldiğini ve 2015'te 23 karşılaşma olduğunu bildirdi.

Bu taciz ve tahrikler, İran'ın geçmişte Körfezi tüm denizyolu trafiğine kapatma tehdidinde bulunduğu ve kendi kıyılarında, Boğaz'da ve Umman Körfezi'nin dışındaki gemi trafiğini tehdit etmek için düzenli bir şekilde bölgede deniz, füze ve hava birimlerini güçlendirdiği gerçeklerini sert bir şekilde hatırlatıyor. Bunlar, içi boş kabadayılık ya da sıradan olaylar değil. İran istikrarlı bir şekilde denizaltı ve su altı taarruz kapasitelerini, kara/deniz/hava merkezli anti-gemi füze kuvvetlerini, akıllı mayınları hızla yerleştirme yeteneğini, füzelerle silahlandırılmış devriye botlarıyla "sürü kurma" becerisini artırıyor ve intihar saldırıları için kullanılabilecek, patlayıcılarla donatılmış yüksek hızlı tekneler geliştiriyor. Bunların yanında İran, faaliyetlerini Hint Okyanusunda genişletiyor.

İran'ın askeri tehdidi, Körfez'de savaş gemilerine ve denizyolu trafiğine karşı bir eylemin çok ötesine geçmektedir. Yapılan nükleer anlaşma İran'ı bazı temel nükleer tesislerin kapatmaya ya da kapasitelerini kısıtlamaya zorladı, ancak hiçbir silah kontrolü anlaşması gelecek için gerçek bir garanti sağlayamıyor. Anlaşma, İran'ın daha gelişmiş santrifüj geliştirme veya gizli olarak çok çeşitli düşük seviyeli nükleer silah geliştirme faaliyetleri yapma kabiliyetini etkilemedi.

Daha da önemlisi, İran, uzun menzilli roketler, balistik füzeler ve gemi füzeleri geliştiriyor ve bunları hassas güdümlü konvansiyonel savaş başlıkları ile silahlandırabilmek için çabalıyor. İran gerçek anlamda hatasız füzelerden oluşan büyük bir füze savunma gücü  oluşturmayı başarırsa, bu büyük yıkım gücü Körfez'de, hatta İsrail ve Mısır'daki kritik petrol, tuzdan arındırma ve enerji tesislerini askeri tesislerle birlikte hedef menziline alarak İran'a büyük bir etki gücü kazandırır.

İran bölgedeki askeri stratejik etkisini arttırmada da çok başarılı oldu. Suriye ile birlikte çalışarak, Lübnan'daki Hizbullah'a, 1982'de Hizbullah'ın sahip olduğu roket ve füzelerden çok daha fazlasını verdi. Suriye'de büyük bir güç haline gelmesinde Hizbullah'a yardım eden İran, ayrıca danışmanları, gönüllüleri, silahları ve ekonomik destekleriyle Esad'ın yanında oldu.

Birleşik Devletlerin, stratejik düşünme ve dünya ölçeğinde bir eylem planı geliştirme konusunda kanıtlanmış bir yeteneğe sahip; hava veya deniz, tek bir kuvvete değil müşterek savaşa odaklanmış, kaynakları etkili bir şekilde yönetmeyi bilen biri, stratejik ortakların değerini gören, hem kararlı hem de orantılı eylemlerde bulunacak bir savunma bakanına çok ihtiyacı var. Mümkün olan en iyi savunma bakanına ihtiyacımız var ve bunun nedeni sadece Orta Doğu ve Körfez değil."


Son Çeviriler