Trump ne isterse istesin, ABD ve Rusya karşı karşıya gelecek - Foreign Affairs

 "Terörle mücadele bir ABD-Rusya ortaklığının temeli olamaz ve iki ülke, Trump ne isterse istesin, Avrupa'da karşı karşıya gelecektir."

"Bu makale 04.01.2017 tarihinde Foreign Affairs tarafından "Rapprochement on Russia's Terms" başlığı ile yayınlanmıştır"


ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Trump'a yönelik "Rusya'dan dost olmaz" yazıları gelmeye devam ediyor. Twitter'dan isyan ederek Rusya'yla hiç bir ilişkisi, anlaşması olmadığı dile getiren Trump'ın bunu ispatlaması için Rusya'ya savaş ilan etmesi gerekecek gibi görünüyor.

CFR'ın yayını Foreign Affairs'te yer alan bu makale bir yandan yeni başkana Rusya tavsiyeleri verirken diğer yandan onu Rusya'nın, NATO'yu içeriden yıkmak amacıyla desteklediği politikacılardan biri olduğu belirtmeden geçmiyor:

"Donald Trump'ın ABD başkanı olarak göreve başlaması, Rus dış politikası için çok önemli bir döneme denk geliyor. Ekonomik durgunluğun devam ettiği ve önümüzdeki yıl cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı Rusya, yurtdışında son dönemde elde ettiği kazanımlarını sağlamlaştırmak istiyor. Batı'daki siyasi belirsizlikler de Moskova'ya yeni fırsatlar sunuyor.

Halep'in Rus hava kuvvetleri tarafından desteklenen Suriye hükümet güçlerinin eline geçmesi, Rusya'nın Türkiye ve İran'la yürüttüğü diplomatik temaslarla birlikte, Rusya'nın Suriye'de çıkarlarını koruması için bir fırsat yarattı ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in burada zafer ilan etmesine imkan verdi.

Doğu Ukrayna'daki çatışmanın çıkmaza girmesine rağmen, Rusya'ya yaptırımları sürdürmek yönünde Batı'nın isteğinin azalmasına ek olarak Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko, yolsuzluk skandalları ve yıpranan bir ekonomi ile zayıflarken Rus gözlemciler, zamanın Rusya'nın tarafında olduğuna inanıyorlar. Moskova, sonunda Kiev'in Rusya'nın belirlediği şartlarda bir anlaşmaya mecbur kalacağını ya da askeri çatışmayı büyüterek Batılı ortaklarını kendisinden daha da uzaklaştıracağını umuyor.

Trump, Rusya ile ilişkileri geliştirmesi çağrısında bulunduğu ve ekibine aynı çağrıyı yapan bir dizi isim seçtiğinden, Rus yetkililer Trump'ın başkanlığının ülkelerine Suriye ve Ukrayna'daki kazanımlarını sağlamlaştırma fırsatı sağlayacağına inanıyorlar. Daha geniş anlamıyla, Moskova, Birleşik Devletler'le gerginliği azaltmayı ve Soğuk Savaş sonrası dönemde egemen olan, liberal normlara ve kurumlara dayalı dünya düzeni yerine büyük güçlerin etki alanlarına dayanan yeni, çok kutuplu bir dünya düzeni için Washington'un rızasını güvence altına almayı umuyor.

Rusya, bu vizyonu kabul ettikleri takdirde Birleşik Devletler ve müttefikleri ile işbirliği yapmaya hazırdır. Ancak Trump bunu yapsa dahi, ABD-Rusya işbirliğine hazır görünen alanlarda (terörle mücadele, Avrupa ve Doğu Asya'da) güvenlik Moskova'yla birlikte çalışmak aslında zordur ve özellikle Avrupa'da yeni riskler yaratabilir. Kremlin'in şartları üzerinden Rusya ile bir yumuşamanın sağlanması olası değil.

Trump'ın sert bir politika yürütme sözü verdiği İran, Moskova ve Tahran'nın hedefleri sıklıkla farklı olmakla birlikte, Suriye'de Rusya ile ittifak içerisinde. Rusya, İran ile nükleer anlaşmanın tamamlanmasında önemli bir rol oynadı ve anlaşmayı Rusya'nın silah satışlarını ve Ortadoğu'daki stratejik varlığını artırmak için bir platform olarak görüyor. Muhtemelen Trump'ın çağrıda bulunduğu anlaşmanın geri alınması konusunda isteksiz olacaktır.

Moskova ile Washington arasındaki iyi ilişkilerin önündeki engeller Avrupa'da daha da büyük. Soğuk Savaşın sona ermesinden bu yana, Birleşik Devletler ve müttefikleri, NATO ve Avrupa Birliği'ne üyelik cazibesini kullanarak siyasi ve ekonomik reformları teşvik etmek için kıtanın postkomünist devletlerini Avrupa-Atlantik topluluğuna dahil etmeye çalıştılar.

Rusya NATO'nun genişlemesine karşı çıkıyor ve son yıllarda AB'nin nüfuzunun doğuya yayılmasına karşı direniyor. 2008'de Gürcistan'ı ve 2014'te Ukrayna'yı işgal ederek bu devletlerin Avrupa-Atlantik topluluğuna doğru yürüyüşlerini engelledi. Bununla beraber Rusya, NATO ve AB'yi kendi içerisinden yıkmaya çalışıyor ve bunlara üye ülkelerdeki, ABD istihbarat kurumlarının vardığı sonuca göre aralarında Trump'ın da olduğu bir dizi dar görüşlü politikacıya ve gruba destek veriyor.

ABD-Rusya işbirliğinin önceki dönemlerinde Rusya, ABD liderliğindeki uluslararası sistemin parçası olmak için çabaladı. Bu sefer Rusya, ilişkileri Kremlin'in öncelikli gördüğü bölgelerde Rus çıkarlarına ABD'nin sessiz kalışını temel alarak geliştirmek istiyor. Trump, Avrupa'daki ABD müttefikleri ve Washington'un Suriye ve Ukrayna'daki mevcut çıkarları pahasına bile olsa, bu tür bir yakınlaşma politikası izleyebileceğini öne sürdü. Fakat böyle bir detantın başarılı olması için, her iki tarafın da bundan bir şeyler kazanacaklarına inanmaları gerekiyor.

Rusya için Trump yönetimi ile daha iyi ilişkilerin meyveleri açık: yaptırımdan kurtulma, Suriye'de statükoyu korumak, Ukrayna'da (ve belki de Avrupa'da) daha etkin olma, Çin ile daha dengeli bir ilişki ve ABD'nin Rusya'nın etki alanını kabul etmesi. Öte yandan ABD için kazanımlar tartışmalıdır. Mevcut gerilimin kısa vadede azalması her iki ülkeye de fayda sağlayacaktır ancak ne terörle mücadele, ne de Çin'i kontrol altında tutma sağlam bir ABD-Rusya ortaklığının temeli olamaz ve iki ülke, Trump ne isterse istesin, Avrupa'da karşı karşıya gelecektir."


Son Çeviriler