Merkel-Putin diyalogunun NATO-Rusya ilişkilerinde önemi - CFR

"Merkel Doğu Almanya'da büyüdü, Putin'in nasıl düşündüğünü anlıyor."


Mary Elise Sarotte / Council on Foreign Relations / 16.02.2017

CFR'ın üniversite öğrencilerine yönelik düzenlediği "Almanya ve Avrupa'nın Geleceği" başlıklı konferansından.

Rus tehdidi konusunda Alman algısı nedir? NATO ve Rusya arasında gittikçe artan tehdit algılaması ve saldırganlık döngüsünü Avrupa nasıl kırabilir?

1990'daki kriz kurumlarda hiçbir yeni düzenleme yapılmadan geçti. Soğuk Savaş kurumları, en önemlisi NATO, Soğuk Savaş sonrası dünyaya doğru genişledi. Rusya başlangıçta belki de bunun sorun olmayacağını düşündü ve Batı belki de Rusya'yı buna ikna edebileceğini düşündü. NATO'yu daha az askeri, daha çok politik bir örgüt haline getirmeye; Ruslar tarafından kabul edilebilir hale getirmeye çalışacaktık.


Ancak Ruslar eski NATO ve yeni NATO'nun aynı olduğunu, Soğuk Savaş sonrası Avrupa'nın yeniden dizaynında dışarıda bırakıldıklarını düşünmeye başladılar ve ekonominin çöktüğü, demokrasinin gerçekten kök salmadığı Rusya'da Putin iktidara geldi. Putin Rusya'nın NATO'nun genişlemesine izin vermesinin hata olduğuna inanıyordu ve buna karşı hamle yapmaya karar verdi. Hamlelerine 2008'de NATO üyesi olma tehdidinde bulunan Gürcistan'ı işgal ederek başladı ve 2014'te Ukrayna'yı işgal ederek devam etti.

Açıkça görüldüğü gibi durum çok tartışmalı ve iki taraf da birbirini suçluyor. ABD eylemlerinde şeffaf olduğunu, Rusya ile beraber çalışmayı denediğini söylüyor, "Neden Soğuk Savaş sonrası varılan sınırların zorla değiştirilmeyeceği uzlaşmasını ihlal ediyorsunuz?" diye soruyor. Ruslar, "Bizi yalan söylediniz. NATO hala askeri açıdan saldırgan, Kosova'da askeri olarak harekete geçtiğiniz, sözünüzü tutmadınız ve bu nedenle eylemlerimizde haklıyız." diyor. Bu çok önemli ihtilaf kaynağına ek olarak şimdi Trump'ın NATO'nun temellerini tümden sorgulayarak açtığı yeni bir tartışmayla karşı karşıyayız.

Almanlar, önemli bir role sahipler, çünkü ABD ve Rusya arasında duruyorlar. Angela Merkel'in Vladimir Putin'le diyalog konusunda çok tecrübesi var. Angela Merkel'in Sovyet bloğunda büyüdüğünü hatırlamak önemli. Merkel Doğu Almanya'da büyüdü. Vladimir Putin'in nasıl düşündüğünü anlıyor.

Çocukluk dönemlerinde benzer bir eğitim aldılar. Onunla Rusça konuşabilen birkaç liderden biri, çünkü Sovyet Bloku'nda büyüdüyseniz, çoğu zaman okulda Rusça öğrenmeliydiniz ve Merkel de öğrendi. Gerçekten Rusça'yı çok iyi öğrendi, yarışmalar kazandı. Böylece Putin ile Rusça konuşabiliyor. Ve eskiden Doğu Almanya'da görevlendirilmiş bir KGB ajanı olduğu için Putin ona Almanca olarak cevap verebiliyor. Bu durum birbirlerinden hoşlandıkları anlamına gelmiyor ancak birbirlerini anlıyorlar ve işler bir ikili ilişkiye sahipler.

Alman diplomatik çevrelerinde meşhur bir hikaye vardır. Angela Merkel'in çocukken yaşadığı sanırım bir köpeğin ısırması ya da benzeri bir olay nedeniyle köpeklerden korktuğu biliniyor. Putin Merkel'le bir görüşmesinde, kasıtlı olarak, köpeklerden korktuğunu bildiği halde, büyük köpeğini sadece Merkel'i korkutmak için toplantı odasına aldı; aslında sadece kabalık etmek için. Merkel korkmadı ama Putin'in genel davranış şeklini görmüş oldu. Putin bu tür KGB korkutma taktikleri hala kullanıyor.

Dolayısıyla dostça bir ilişkileri yok, ancak birlikte çalışıyorlar, birbirlerini anlıyorlar ve düzenli temasları var. Bu nedenle Merkel NATO ile ilgili konularda Rusya ile Batı arasında önemli bir aracı olacaktır. ABD-Rusya ilişkisinin nasıl gelişeceğini görmek için herkes bir bakıma nefeslerini tutmuş bekliyor. Ancak Baltıklar gibi yeni NATO üyelerinin olduğu bazı bölgelerde sürtüşme devam ederse Almanya'nın diyalogu sürdürme ve tehdit algısını azaltmaya çalışmada çok önemli rolü olacaktır.

tercumeodasi.org

Son Çeviriler