Nükleer silahlanma yarışı mı başlıyor? - The Brookings Institution

"Trump'ın nükleer silahlar ya da silah kontrolü hakkında pek fazla şey bilmediği izlenimini veren yorumları daha önce de olmuştu."


Steven Pifer / The Brookings Institution / 10.02.2017

9 Şubat'taki Reuters haberine göre Donald Trump 28 Ocak'ta Vladimir Putin'le yaptığı telefon görüşmesinde ne olduğunu bilmediği halde Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması'nı (Yeni START) Obama yönetiminin imzaladığı kötü bir anlaşma olarak nitelendirdi.



Beyaz Saray sözcüsü bu haberle ilgili kendisine sorulan soruyu önce geçiştirdi ancak daha sonra Trump'ın anlaşmadan habersiz olduğunu reddetti. (Putin, Yeni START olarak bilinen 2010 anlaşmasının uzatılma ihtimali konusunu açtığında Trump yanında hazır bulunan yardımcılarına bu anlaşmanın ne olduğunu sormak için duraksadı. - Reuters ç.n.)

Yine de bu haber rahatsız edici. Görüşme sırasında başkanın anlık (içgüdüsel?) tepkisi anlaşmayı kötü bir anlaşma olarak eleştirmek oldu. (Görünen o ki bunun nedeni anlaşmayı Obama'nın imzalamış olması.) Bundan önce de Trump'ın nükleer silahlar ya da silah kontrolü hakkında pek fazla şey bilmediği izlenimini veren yorumları olmuştu. (Örneğin "Nükleer silahlarımız varsa neden kullanamıyoruz?" yorumu.)

Yeni START, ABD'nin ulusal çıkarına bir anlaşmadır. Başkanın bu anlaşmayı öğrenmek için zamanını harcaması ve üst düzey askeri yetkililerle bu konuda konuşması gerekir. Bu kişiler anlaşmanın ABD'nin güvenliğine nasıl hizmet ettiğini açıklayabilirler.

YENİ START

Yeni START anlaşması Nisan 2010'da sonuca bağlandı ve Şubat 2011'de yürürlüğe girdi. Anlaşma ABD ve Rusya'nın her birini en fazla 700 kıtalar arası balistik füze, denizaltıdan fırlatılan balistik füze ve nükleer bombardıman uçağında konuşlandırılmış en çok 1550 stratejik savaş başlığı ile sınırlıyor. Bu sınırlamalar Şubat 2018'e kadar geçerli.

Antlaşma kuvvet komutanlarının tamamından destek aldı. Cumhuriyetçi ve Demokrat eski üst düzey dış politika ve savunma yetkilileri gibi Stratejik Komutanlığın yedi eski komutanı (ABD'nin tüm stratejik nükleer güçlerini kontrol eden generaller ve amiraller) da anlaşmayı olumlu buldu.

Yeni START, ABD'yi hedef alabilecek Rusya'nın stratejik nükleer silah sayısını sınırlıyor. Dahası, 1550 stratejik savaş başlığı üst sınırı, ABD ordusunun Pentagon'un güvenli ve etkili bir nükleer caydırıcılık için gerekli gördüğü savaş başlığı sayısından birkaç yüz fazlasına sahip olmasına imkan veriyor.

Anlaşma, tarafların stratejik nükleer güçlerini modernize etmelerine izin veriyor. Rusya şu anda bir modernizasyon programına devam ediyor. Beğenmek zorunda değiliz ancak Moskova nükleer silah teknolojisini yeniliyor. ABD 10 yıl içinde aynı modernizasyonu yapacak ve mutsuz olma sırası Rusların olacak.

BİR SİLAHLANMA YARIŞI MI BAŞLIYOR?

Başkanın anlaşmayı kötülemesinin operasyonel etkileri belli değil. Umarım, Trump'ın Yeni START'dan çekilme niyeti yoktur. Bunu yapmak, Rus nükleer gücünün sınırlarını kaldıracak ve anlaşmanın önemli doğrulama ve şeffaflık önlemlerini sonlandıracaktır. Anlaşmadan çekilmek yeni ve pahalı bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyebilir. (Yeni füzeler ve balistik füze denizaltıları için halihazırda üretim hatlarını kurmuş olan Rusya'nın ABD'nin yedi-sekiz yıl önünde olduğu düşünüldüğünde akıllıca değil.)

Yeni bir nükleer silahlanma yarışında Rusya'yı yakalamaya çalışmak, birkaç yüz milyar dolara mal olması beklenen planlanmış bir ABD stratejik modernizasyon programına Trump yönetiminin  ilave kaynaklar tahsis etmesini gerektirebilir. Trump'ın 350 gemilik bir donanma kurma ve asker sayısını önemli ölçüde artırma arzularıyla birlikte bir nükleer silahlanma yarışını savunma bütçesi karşılayamayacaktır.

Aralık sonunda başkanlık düzeyinde nükleer politikaların Twitter üzerinden yürütülmemesi gerektiğini yazmıştım. Ayrıca, yabancı bir liderle telefon görüşmesinin ortasında yeterli olarak bilgilendirilmeden, dürtüsel alınan kararlar da uygulanmamalıdır. Başkan Trump ev ödevini yapmalı, Yeni START hakkında eksiksiz bilgi almalı ve bu anlaşmanın ne anlama geldiğini anlamalıdır. Aksi halde, Başkan olarak ilk yükümlülüğü Amerika Birleşik Devletleri'ni korumakken ABD ulusal güvenliğine ciddi zarar verebilir.

tercumeodasi.org

Son Çeviriler