Kargaşa İçinde Bir Dünya: Yıkım mı, fetret dönemi mi? - Project Syndicate

"ABD önümüzdeki on yıllarda dünyanın en güçlü ülkesi olmaya devam edecek...ABD'nin yumuşak gücü, neredeyse gözle görülebilir bir şekilde buharlaşıyor."


Michael Burleigh / Project Syndicate / 03.03.2017

Dış İlişkiler Konseyi (CFR) Başkanı Richard Haass'ın "Kargaşa İçinde Bir Dünya" kitabı üzerine bir değerlendirme.

Yıkım mı, Fetret Dönemi mi?

Yeni kitabın ilk yarısı, genellikle büyük savaşların ardından kurulan dünya düzenlerinin (1648, 1815, 1918 ve 1945) ele alındığı Cambridge Üniversitesi'nde verilen derslere dayanıyor. Richard Haass'a göre uluslararası bir düzen, kendisini temsil eden resmi kurumların varlığı ile büyük oyuncuların az çok kabul ettiği oyun kuralları arasında bir şey. 1945 sonrasında nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konusundaki uzlaşının gelişimi ve Dünya Ticaret Örgütü örnek olarak gösteriliyor.


1991 sonrasındaki "tek kutuplu" ABD hegemonyasının geçici ve nihayetinde hayali olduğu görüldü. Bu hayal, Amerikan egemenliğini korumak isteyen neo-con'lar, egemen devletlerin iç işlerine şiddet yoluyla müdahale ederek dünyayı Vestfalya öncesi anarşiye geri döndükleri zaman çöktü. (Gerçi Barack Obama'nın Libya'da insani müdahale olarak maskelenmiş Anglo-Fransız kaynaklı rejim değişikliğine verdiği destek de neo-con'ların tutumundan farksızdı.)

Bunlar Haass'ın, "anarşi" ve "kaos" gibi daha güçlü kelimelerden kaçınarak "kargaşa içinde bir dünya" dediği durumun önsözüdür. Yine de "kargaşa" yeterince güçlü bir kelime çünkü belirsizlik içinde bir geçiş dönemi hakkında yaygın olarak duyulan endişeyi yansıtıyor. Bu geçiş döneminde halihazırdaki çok sayıda bölgesel kriz ve küresel tehdidin üzerine yeni bir süper güç rekabeti ve çatışmasının gelmesi muhtemel.

Haass'ın kitabının yeni kavramlarla yol göstermeye yönelik kısımları, bence daha az başarılı çünkü "Dünya Düzeni 2.0" olarak adlandırdığı yeni sistemin temelini oluşturan "egemenlik yükümlülüğü" kavramı ile neyi kastettiğini anlamanın zor olduğunu düşünüyorum. ABD'nin önümüzdeki on yıllarda dünyanın en güçlü ülkesi olmaya devam edeceğini söylemesi kesinlikle doğru olsa da diğer aktörlerin yeni düzeni şekillendirmedeki rolü konusunda yanılıyor olabileceğini düşünüyorum.

Ne yazık ki "Kargaşa İçinde Bir Dünya" Trump konusuna değinmiyor ama belki Haass örtülü bir uyarıda buluyor. "Dış politikada stare decisis* ilkesinin bir çok avantajı var." diye yazıyor, çünkü "toptan bir şekilde ve sık sık yapılan politika değişiklikleri dostların moralini bozma ve düşmanları cesaretlendirme riski taşıyor. Evde kargaşa ayrılmaz bir şekilde dünyadaki kargaşayla bağlantılı. İkisi birlikte olunca bir zehirden aşağı kalmaz."

ABD'nin yumuşak gücü, neredeyse gözle görülebilir bir şekilde buharlaşıyor. Trump'ın tehditleri, politika değişiklikleri, "alternatif gerçekleri" ve kaprisli, çoğunlukla huysuz davranışları sosyal medya için bol miktarda malzeme sağlıyor ancak ABD gerçek dünyadaki takipçilerini kaybetmeye devam ederse küresel düzeni destekleme imkanı olmayacak.

*Daha önce alınmış kararlara uyma.

tercumeodasi.org

Son Çeviriler