ABD vs Rusya: Gerilimin tırmanışı durdurulamaz mı? - Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi

"Rusya'nın geri çekilmesi olası değil ve Amerikalıların geri çekilmesi Trump'ın rezil olması demek. Bu durum Suriye'de askeri bir çatışmaya yol açabilir."



Ivan Timofeev / Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi - Valday Kulübü / 12.04.2017


Birçok uzman Ukrayna krizinden sonra Rusya ve ABD arasındaki ilişkilerin dibe vurduğuna inanıyordu. Donald Trump'ın seçilmesiyle, bir takım karmaşık konularda müzakerelerin ve çözüme dönük ilerlemelerin yeniden başlayacağına dair ılımlı umutlar ortaya çıktı. Bu umutlar, Suriye'deki kimyasal saldırı ile ABD'nin Suriye Hava Kuvvetleri üssüne saldırısı ve Batı'daki Rus karşıtı söylemin yeni dalgasıyla yok oldu. ABD füze saldırısının sembolik olduğu iddia edildi ve Moskova da saldırıya yanıt olarak sadece, hava operasyonlarında kazaların önüne geçmek için yapılan bilgi paylaşımını sembolik olarak askıya aldı. Bu duruma rağmen gerilimde ciddi bir askeri tırmanış, oyunun asgari kurallarında dahi erozyon var. Sonuçlar herkes için son derece tehlikeli olabilir.


İdlib'deki kimyasal olay, Suriye'deki durumu normalleştirmeyi ve hükümet güçleri ile muhalefet arasındaki diyalogu ilerletmeyi amaçlayan son aylardaki çabaları çöpe attı. Sadece bir provokasyonun böyle ciddi sonuçlara yol açabileceği gerçeği, Suriye ve ötesinde uluslararası ilişkiler sisteminin içinde bulunduğu son derece yüksek seviyedeki istikrarsızlığı gösteriyor. Bir noktada aynı ayda birçok istikrarsızlık unsuru oluştu.

Birinci unsur, ABD iç politikasında şiddetli bir türbülans. Donald Trump ile ABD'deki hakim sınıfının önemli bir bölümü arasındaki sert çatışma, yeni başkanın muhaliflere karşı siyasi puan kazanmak yaptığı taktiksel hamlelerle, ABD dış politika önceliklerinin belirsizliğiyle ve kurumlar ile dış politika görevlileri arasındaki bariz anlaşmazlıklarla birbirine karışmış durumda. Amerikan siyasi sistemi, her hamleyi yapabilecek ve sonraki hareketlerinin tahmin edilmesi zor olan dinamik bir kaos izlenimi veriyor. Kural olarak, tüm karmaşık sistemlerde bu tür dönemler oldukça kısadır. Er ya da geç iç politik durum istikrara kavuşturulacaktır. Fakat bu dönemler hem sistemin kendisi hem de çevresi için ciddi riskler yaratır. Özellikle ABD gibi bir süper güç söz konusu olduğunda.

İkinci unsur, Rusya ile Batı arasındaki ilişkilerin genel olarak olumsuz arka planıdır. İlişkilerdeki gerilim en azından 1999 yılından bu yana birikti ve Ukrayna'daki olaylardan sonra kritik seviyeye geldi. Pek çok Batılı politikacı ve uzman, tüm sorumluluğu Moskova'nın "saldırgan ve iddialı" davranışına yükleme eğiliminde. Dürüst konuşayım, Rusya'nın dış politikasında aşırılıklar oldu fakat durumu kötüleşmesinde Batı'nın rolü Rusya'nınki ile en azından yakın oranda ve uzun bir geçmişi var. Mevcut durumu tek taraflı olarak değerlendirme girişimleri ve tarafların olanlar için birbirlerini suçlaması dengeyi daha da zayıflatıyor. Rusya ile Batı arasındaki ideolojik yabancılaşma artıyor. Moskova ile Batı başkentleri arasındaki diyaloglar, doğrudan birbirine karşıt resmi duruşların açıklanması haline geldi. Siyasi bir çözüm için fırsatlar gitgide azalıyor.

Üçüncü unsur, Suriye ve Orta Doğu'daki durumun bir bütün olarak son derece belirsiz olması. Burada birçok etken var. Bölgesel ve bölge dışı aktörler arasındaki çelişkiler, bazı ülkelerde devletin çöküşü ya da iç siyasi kargaşalar, radikal İslamcılığın palazlanması, laik kurumların dağılması vb. birbirine karışmış halde. Bölgenin siyasi dokusu o kadar ince ki, en ufak etki ve tahrikle yırtılıyor.

Dördüncü unsur, gizli ve en az bundan önce belirtilmiş olanlar kadar ciddi olan istikrarsızlık etkenleri. Rusya'da ve Avrupa'da terörist saldırılar devam ediyor, insanlar ölüyor ve her türden radikaller zafer kutluyor.

Bu şartlar altında Rex Tillerson'ın Moskova ziyareti olağandışı bir olay olarak algılanabilir. Tillerson'ın İngiliz mevkidaşı Boris Johnson Moskova ziyaretini gösterişli bir şekilde iptal etti ve Rusya'ya karşı yeni yaptırımlar isteyen lobicilerin lideri oldu. En keskin Rus-Amerikan anlaşmazlıklarında çözüme dönük ilerleme beklemek şart değil. İki bakanın doğrudan görüşmesi, meydana gelen olaylardan kaynaklanacak zararları en aza indirmeyi ve her iki tarafın daha net öncelik ve stratejiler belirlemesini mümkün hale getiriyor.

İdlib'deki kimyasal saldırı ve Amerikan tepkisi elbette görüşmelerin merkezinde. Buradaki en iyi çözüm, olayla ilgili kapsamlı ve tarafsız bir soruşturma yapılması için anlaşmak olabilir. Olaydaki tüm ihtimaller uluslararası bir grup uzman tarafından incelenmeli ve Birleşmiş Milletler himayesindeki bir soruşturma çerçevesinde çalışma yapılmalı. Moskova, böyle bir soruşturmayı herkesten daha çok istiyor çünkü olanlar en çok Rusya'yı etkiliyor. Saldırının arkasında kim olduğundan bağımsız olarak - radikaller, muhalifler, kontrol dışına çıkmış hükümet güçleri ya da Beşar Esad'ın kendisi - en somut politik hasarı alan Rusya oldu. Dolayısıyla Rusya, bundan sonraki eylemlerini belirleyecek olan doğru verileri elde etmek istiyor. Öte yandan, Amerikalıların ve müttefiklerinin Suriye liderini suçlamak için zaman kaybetmemesi ve şimdiden güç kullanmış olması böyle bir soruşturma olasılığını son derece belirsiz hale getirdi.

Mevcut koşullardaki Suriye meselesi, Rus-Amerikan ilişkilerinin diğer sorunlarını geri plana itiyor. Şimdi bu sorunları ayrı ayrı ele almak daha zor olacak. Kısa ve orta menzilli füzeler, stratejik saldırı silahları, füze savunması, Avrupa'daki güç dengesi, Ukrayna'daki durum ve diğer birçok konuda iki başkent arasındaki sıkıntılar karşılıklı olarak ve Suriye'ye yapılan suçlamalarla büyüyor. Bu konularda herhangi bir uzlaşmaya varmak ısınmış atmosferde son derece zor olacak.

Daha da önemlisi, bugün yaşananlar tehlikeli yeni emsaller yaratıyor, riskleri artırıyor ve oldukça gerçekçi tehlikeli senaryolar üretiyor. Örneğin yeni bir füze saldırısı durumunda Rus birlikleri zarar görürse ne olur? Amerikan füzeleri Suriye ya da Rus silahlarıyla etkisiz hale getirilirse ne olacak? Havada ya da denizde meydana gelen bir olayda ABD güçleri zarar görürse ne olur? Bu ihtimaller, tarafların kasten olmayan eylemlerinin ve üçüncü güçlerin başka bir provokasyonunun bir sonucu olarak mümkün.

Rus-Amerikan diyaloğunun değişen tarzı da daha az tehlikeli değil. Karşılıklı ültimatomların başlaması riski var ve bu kimse için iyi değil. Başka bir olay durumunda, Rus güçlerinin ülkedeki varlığına bakılmaksızın hükümet kuvvetlerine karşı tam ölçekli bir askeri operasyon başlatma tehdidi altında Rusya'nın, Suriye'deki askeri varlığını geri çekmesi için zorlu bir taleple karşılaşacağı senaryosunu gözardı edemeyiz. Açık olarak, Rusya'nın geri çekilmesi olası değil ve Amerikalıların geri çekilmesi Trump'ın rezil olması demek. Bu durum, iki ülke arasında Suriye'de askeri bir çatışmaya ve sonrasında olayların tırmanmasına yol açabilir.

Alarm verici bir belirti de, karşılıklı olarak kontrollü olma ve diyaloğun yeniden başlatılması, terörizm gibi ortak sorunlar için çözüm aranması çağrılarının şimdiden gereksiz ve yersiz olarak algılanması. Diyalog değer kaybetti. Gerginliğin tırmanışı, her iki tarafın da ilgili olduğu Rus-Amerikan işbirliği alanlarını ortadan kaldırma riski taşıyor; uzmanlar, ticaret ve sivil toplum düzeyinde diyaloğu da yok ediyor.

Moskova ile Washington arasındaki ilişkiler birçok iniş-çıkış yaşadı. Mevcut düşüş hali uzun sürebilir. Bu gibi durumlarda, üst düzey diplomatların her toplantısı kritikleşiyor ve yapılacak bir hatanın maliyeti son derece yüksek.

tercumeodasi.org



Son Çeviriler