İran'la savaş isteyenlerin oyununa gelmeyin - The Nation

 "Ortadoğu politikamız allak bullak, çelişkili, verimsiz ve tehlikeli. Bu politika İran'la savaşa neden olabilir."


Danny Sjursen / The Nation / 30.05.2017

Washington'un yüzleşmesi gereken rahatsız edici bir gerçek var: ABD'nin İran'a yönelik politikası, Amerika tarafından İran'da iktidara getirilmiş bir otokratın 1979 yılında devrilmesinden beri neredeyse 40 yıllık çabaya rağmen hedeflerine ulaşamadı. Dış politika şahinleri (Demokratlar ve Cumhuriyetçiler aynı şekilde) bu gerçeğe karşı kuşkusuz dişlerini tırnaklarına takarak savaşacaklar, ancak Küba ambargosunda olduğu gibi İran izolasyonu da istenen faydayı sağlamadığı açık. İran karşıtlığının hala moda olması iç politika hesaplarını ya da İran fobisini yansıtıyor; inandırıcı bir stratejiyi değil. Ve yeni başkanımız, demokratik olarak söylenen İran seçimlerinin hemen ardından tam olarak otokratik bir ülke olan Suudi Arabistan'a gitti ve İran'ı despotik bir ülke olarak kınadı, neredeyse rejim değişikliği çağrısında bulundu.



İster inanın ister inanmayın, sorulmasında sorun olmayan ve vatana ihanet anlamına gelmeyen bir soru var: İran tam olarak ne istiyor ve neden korkuyor? Uluslararası meşruiyet, güvenlik ve makul derecede bölgesel güç istiyor. (dünya hakimiyeti değil) Devam eden izolasyondan, Suudi Arabistan'ın öncülük ettiği (İsrail'in desteklediği) düşmanca hareket eden Sünni Arap uluslarının her hangi bir koalisyonundan ve ABD destekli rejim değişikliği girişimlerinden korkuyor.

İranlıları paranoyak olduğunu düşünüyorsanız, Suudi Arabistan'daki son kutlama toplantısına bir göz atın ya da Bush yönetiminin 2003'teki Irak işgalinden hemen önce, üst düzey bir İngiliz yetkilinin Washington'daki durumu nasıl özetlediğini hatırlayın: "Herkes Bağdat'a gitmek istiyor. Harbi delikanlılar Tahran'a gitmek istiyor."*

Özetle, Ortadoğu politikamız allak bullak, çelişkili, verimsiz ve tehlikeli. Bu politika İran'la savaşa yol açabilir. (Bölgedeki son savaşlarımıza bakarsak, bunun bizi nereye götüreceğini hayal edin.)

Daha fazla düşmana ihtiyacımız yok. Yapay "hayati" tehditler olmadan veya John Quincy Adams'ın çok önce uyardığı gibi, "sonsuza dek uzak diyarlara gidip yok etmek için canavar arama"dan da yeterince sorunumuz var.


tercumeodasi.org



*Atıf yapılan köşe yazısından (The New Yorker /21.04.2003):

Bush yönetimi içinde ve çevresindeki şahin ideologların bazılarının sonu olmayan bir savaş hayali kurduğundan pek şüphe yok. Donald Rumsfeld tarafından Irak Enformasyon Bakanı olarak önerilmiş olan CIA eski direktörü James Woolsey "Dördüncü Dünya Savaşı" olacağını (Üçüncüsü elbette Soğuk Savaş'tı) ve ilk ikisinden "çok daha uzun süreceğini" tahmin ediyor. Üst düzey bir İngiliz yetkili, Irak işgalinden önce Newsweek'e imalı bir şekilde şunu söyledi: "Herkes Bağdat'a gitmek istiyor. Harbi delikanlılar Tahran'a gitmek istiyorlar." Ve sonra muhtemelen Şam, Beyrut, Hartum, Sanaa, Pyongyang'a. Pentagon'un en etkili danışmanlarından Richard Perle, kısa bir süre önce yaptığı konuşmada, Irak'ta başarılı bir işgal ile "kısa, iki kelimelik bir mesaj" verilebileceğini söyledi: "Sıradaki sizsiniz."






Son Çeviriler