ABD'nin yeni güvenlik stratejisi: Kibirden kör olmak - Global Times

"Trump Çin-ABD ticaretini azaltmak ve askeri yüzleşme üzerine yoğunlaşmak istiyorsa, bırakın denesin."




Editoryal / Global Times* / 19.12.2017


ABD Başkanı Donald Trump Çin ve Rusya'dan rakip olarak bahseden yeni Ulusal Güvenlik Stratejisini açıkladı. Çin ve Rusya'yı "Amerikan gücüne, nüfuzunu ve çıkarlarına meydan okuyan", "Amerikan güvenliğini zayıflatmaya ve refahını düşürmeye çalışan" "revizyonist" ülkeler olarak tanımladı. Belge Çin'i, Asya'da ABD'nin "yerine geçmeye" çalışmakla ve "diğer ülkelerin egemenliğine zarar vererek kendi gücünü artırmakla" da suçluyor.

Belgede Çin'den adı verilerek 33 kez, çoğunlukla sert ifadelerle bahsediliyor. Bununla birlikte belge, Çin ve Rusya ile işbirliği yapma ihtiyacından da söz ediyor. Uluslararası medya kuruluşları ilk yorumlarında Washington'un hangi daha sert önlemleri alacağından bahsetmedi ancak Trump'ın iki büyük ülkeye karşı sert tavrının altını çizdi. Trump'tan farklı olarak selefi Barack Obama, Pekin'i Washington'un stratejik ortağı olarak tanımlamıştı.



Şüphesiz, Çin ve ABD stratejik rakipler ancak bununla beraber daha geniş ve daha derin bir işbirliği içinde birbirleriyle ilişki kurmaya devam ediyorlar. Önceki ABD hükümetleri işbirliğine daha fazla vurgu yaptılar. Bununla birlikte, Obama yönetiminin Asya-Pasifik'e dönük politikası aslında oldukça saldırgandı.

Trump'ın yeni strateji belgesi, Pekin ile Washington arasındaki rekabetin doğrudan altını çiziyor. Bunun nedeni güç dengesindeki değişiklik olabilir. Belge, Beyaz Saray'ın ABD-Çin ilişkilerine yönelik artık farklı bir bakış açısı benimsediğini de gösteriyor. Örneğin, önceki yönetimler Çin-ABD işbirliğinin geliştirilmesi üzerinde yoğunlaşmışlardı. Gelişen işbirliği ile iki ülke arasındaki çelişkilerin ortadan kalkacağını düşünüyorlardı. Bu yaklaşımın tam tersine Trump hükümeti, Pekin'i Washington'un şartlarına göre Washington ile işbirliğine yönelteceği umuduyla Çin'le rekabete ve Çin'i baskı altına almaya daha fazla kaynak aktarabilir.

Bu rapor Trump yönetiminin uluslararası kurallar yerine ABD'nin gücüne dayanan sert tavrının bir ifadesidir ve Washington'un, küresel hegemonyası konusundaki tartışmasız ısrarını sergiliyor. Ne Pekin ne de Moskova bu tavra prim vermeyecek.

Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi, Washington'un Çin'in yükselişini kabul etme konusundaki isteksizliğini yansıtıyor ancak büyüklüğü ve muazzam ekonomik hacmi göz önüne alındığında Çin'i kontrol altında tutamaz. Çin'in büyümesi ve dolayısıyla nüfuzunun genişlemesine dönük kaygılar Washington'da derinlere kök salmış durumda.

Çin'in yükselişi iç kaynaklı, bu nedenle ABD'nin bunu durdurmaya yönelik hamleleri sonuçsuz kalacaktır. Washington bu yalın gerçekten rahatsız olmaya devam ederse duvara toslamaktan öte bir sonuca varamaz ve sonunda hak ettiği cezayı alır.

Trump Çin-ABD ticaretini azaltmak ve askeri yüzleşme üzerine yoğunlaşmak istiyorsa, bırakın denesin. Doğu Asya ülkelerinin ABD'yi takip edeceğine de ABD'nin maşası olarak hizmet etmeye hazır olduklarına da inanmıyoruz.

ABD kamuoyunda Çin konusunda daha sert bir duruş gerektiği yönünde görüşler var, ancak bunlar Amerikan toplumunun Çin'e yönelik karşıt bir tavır takınmaya istekli olduğu anlamına gelmiyor. ABD ve Çin dünyanın en büyük ticaret ortakları ki ikili ilişkilerinin mantığının altında yatan esas pratik neden bu. Bu sebeple Washington'un bu gürlemelerinin yağmura dönüşmemesi iyi olur. Nihayetinde ABD yönetimi kamuoyu baskısından kurtulmak için sık sık sert pozlar veriyor. Fakat eğer Trump jeopolitiğin derin sularına girerse, muhtemelen selefleri kadar iyi bir yüzücü olmayacaktır.

tercumeodasi.org

*Çin Komünist Partisi'ne ait gazete.



Son Çeviriler