Kuzey Kore tartışması ürkütücü şekilde tanıdık - The Atlantic

"Trump'ın ulusal güvenlik yetkilileri, 2003 Irak Savaşı öncesi Bush'un söylediklerini tekrarlıyor."


Kori Schake / The Atlantic / 08.12.2017

Trump yönetiminin Kuzey Kore söylemi, korkutucu ve gittikçe artan bir şekilde Irak Savaşı'na giden süreçteki Bush yönetimini hatırlatıyor. Yetkililer, gelmekte olan fırtınaya karşı harekete geçmenin gerekliliği konusunda benzer argümanlar sunuyor; karşı tarafın niyetini adları gibi bildiklerini iddia ediyorlar; problem karşısında benzer şekilde alarma geçmesi beklenen diğer ülkelerin Amerikan politikasına destek vermemeleri nedeniyle yakınıyor ve askeri saldırının zorunlu olduğu nokta öncesinde zamanın tükenmekte olduğuna inanıyorlar. Olan bitenin başka bir şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığını iddia eden yetkililer, politikalarının bölgedeki müttefiklere vereceği muazzam zararları görmezden geliyor. Tehdit karşısında kendini kontrol edebilme erdemi yerine önleyici savaşı seçmenin, ABD'nin dünyadaki rolü açısından sebep olacağını felaket ve izolasyonu kavrayamamış gibi görünüyorlar.

Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster, kıyameti haber veren peygamber edasıyla aynı şeyleri tekrarlıyor: Kuzey Kore'nin nükleer programı "İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde istikrara karşı en büyük risk", tehdit "her geçen gün artıyor", Kuzey Kore yönetimi karşı "caydırıcılık işe yaramaz." Ulusal Güvenlik Konseyi'nden diğer yetkililer Kuzey Kore'yi II. Dünya Savaşı dönemi Japonya'sına benzetiyor: Harekete geçirilmiş ve militarize edilmiş, doğuştan saldırgan şekilde yayılmacı, yalnızca üstün askeri güçle durdurulabilir bir toplum.

2003'te Bush yönetimi ve 2017'de Trump yönetiminin kullandığı argümanlar aynı temel unsurlara dayanıyor:

1. Düşmanın eylemleri giderek daha tehlikeli hale geliyor.

2. Önceki yönetimlerin konuyla ilgili politikasını devam ettirmek yanlış olur.

3. Düşman yönetimin mantıklı kararlar alabileceği düşünülemez.

4. Düşmanın amacı yalnızca rejimin ayakta kalmasını sağlamak değil, ABD ve müttefiklerine saldırmak.

5. Bu tehdide karşı uluslararası işbirliği yeterli seviyede değil.

6. Düşmanın yapacağını ilk saldırı sonrası bir misilleme (ister caydırma ister cezalandırma amaçlı olsun) yetersiz olur.

Trump yönetimi, daha da tehlikeli hale gelmeden önce Kuzey Kore'ye karşı ABD'nin harekete geçmesi gerektiğini savunuyor. Küba füze krizi sırasında ABD Genekurmay Başkanını tarafından öne sürülen argümanı tekrarlıyorlar.

Japonya hükümeti, yalnızca Kuzey Kore saldırısına misilleme olarak yapılacak bir askeri harekata katılacağını açıkça duyurdu. Güney Kore Başbakanı, kendisinden onay almadan askeri bir eyleme geçmeyeceği konusunda ABD'nin taahhüt verdiğini tekrarladı. (McMaster bu konuyu "istişareler olacak" diyerek geçiştirdi.) Avustralya'nın da önleyici bir savaşın dışında kalmak istemesi muhtemel. ABD bu üç müttefiki olmadan Kuzey Kore ile nasıl savaşacak? Amerika'nın bölgedeki en yakın müttefiklerinin karşı olduğu, Kuzey Kore'ye yönelik tek yanlı bir ABD saldırısının ardından Asya'nın siyasi manzarası nasıl olur?

Üst düzey yetkililerin kendi söylediklerine gerçekten inanıp inanmadıklarını tartışılıyor. Caydırıcılığı artırmak için Amerikan güvenilirliğini güçlendirmeye mi çalışıyorlar? Kuzey Kore'nin müzakere üstünlüğünü azaltmak için çılgınlık denebilecek bir kumara mı başvuruyorlar? Çin'in daha fazla işbirliği yapmasını sağlamak için blöf mü yapıyorlar? ABD yönetimi, Kuzey Kore liderliğinin açıklamalarını eyleme geçmek için yeterli sebep olarak gördüğünden, ABD tarafından gelen açıklamaların da aynı şekilde değerlendirilmesi gerekir. Yönetimin açıklamaları, askeri eylem lehine oldukça peşin hükümlü. Sadece kırmızı çizgi çizmekle kalmıyor, geri sayım saati de ekliyorlar. Başkan Trump ya Kuzey Kore'yi silahsızlandırmak için önleyici bir savaşa girecek ya da inşa etmeye çalıştığı yapının iskelesini aşağılanmış bir şekilde sökmek zorunda kalacak, ABD'nin verdiği güvenlik garantileri sorgulanır hale gelecek.

Trump yönetiminin 2003 Bush yönetiminden farkı, Bush'un tüm politik sermayesini argümanlarını ABD ve uluslararası kamuoyuna kabul ettirmeye yatırmış olması. Ne Trump ne de kabinesi; askeri rezervleri çağırmayı gerektirecek, on binler hatta yüz binlerce Güney Korelinin ölümüne neden olacak, dünyanın Amerika'ya bakışını yeniden şekillendirecek ve Trump başkanlığının tüm enerjisini tüketmesine yol açacak şekilde Amerikalıları savaşa sürükleme zahmetinin gerekli olduğu bir durumun yakınında bile değil.

Bush yönetiminin Irak savaşındaki hatalarını alaycı bir dille eleştirmiş olan Trump'ın aynı hataları tekrar etmesi iki kat daha trajik olur. Trump yönetimi varsayımlarını yeniden gözden geçirmeye başlamadıysa acilen başlamalı. Kibirli bir şekilde felakete doğru sürükleniyorlar.

tercumeodasi.org

Blogger tarafından desteklenmektedir.