Çin'in küresel stratejisi ve Ortadoğu'daki çıkarları - Valday Kulübü

 "Pekin'in Suriye konusuna müdahil olmasının temel önemi, bunun Çin'in dahil olduğu ilk küresel askeri anlaşmazlık olması."


Viktor Larin / Valday Tartışma Kulübü / 23.02.2018

Çin'in Suriye Büyükelçisi Qi Qianjin, 11 Şubat'ta yaptığı bir açıklamada Çin'in Suriye'de daha büyük bir rol oynamaya hazırlandığını söyledi. Suriye, Pekin'in bu on yılın ortalarından beri yürüttüğü büyük oyununun sadece bir parçası. Rusya Bilimler Akademisi Uzakdoğu Şubesi'nin önde gelen araştırmacılarından Viktor Larin'e göre Çin, Avrasya'nın kaderinden sorumlu olan küresel bir güç olarak gelişmelere damgasını vurmak istiyor.




İlginç olan Çin büyükelçisinin açıklaması değil. Sıradışı bir şey söylemedi. İlginç olan bu açıklamaya dönük tepki. Qi Qianjin'in The Syria Times gazetesi ile altı ay önce yaptığı, Suriye'yi "Çin'in kilit ticaret ortağı" olarak nitelendirdiği ve ülkesinin Suriye'yi yeniden inşa etme çabalarına katılma isteğini ilan ettiğini röportaja Batı, o dönem bir tepki vermedi. Batı ancak şimdi bu konuda hareketlenmeye başladı. Batı medyası, Çin'in Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi'ndeki Daimi Temsilcisi Ma Zhaoxu'nun 14 Şubat'ta yaptığı, Çin'in Suriye konusundaki duruşunun ana hatlarını açıkça ortaya koyan açıklamasına çok daha az ilgi gösterdi. Çin'in Suriye konusundaki duruşu çatışmanın siyasi çözümünün, terörle mücadelenin ve Suriye'ye insani yardımların parçası olmayı içeriyor. Ancak büyükelçinin bu kısa açıklamasını asıl önemli yapan ne?

Batı iki zorlukla karşılaştı. Birincisi, Pekin Esad'ı destekliyor ("Suriye hükümetine destek") ve bunun gereği olarak Rusya ile birlikte hareket etmeye devam edecek. İkincisi, Çin'in "Suriye'nin yeniden inşasına" katılımı Batılı şirketler için çetin bir rekabet ortamı yaratacak. Batı, Suriye ekonomisinin yeniden inşa sürecinde yer almayı çeşitli şartlara bağlarken, Pekin, çatışmanın siyasi çözümü hariç, ön koşul olmaksızın Suriye'ye yardım etmeye hazır. Bu, Çin'in savaş sonrası yeniden inşa sürecinde aslan payını almakla kalmayacağı, Ortadoğu'daki pozisyonunu da önemli ölçüde güçlendireceği anlamına geliyor. ABD ve Avrupa bu durumdan pek memnun değil. Suriye'nin Çin Büyükelçisi Imad Mustafa Temmuz 2017'de, "Suriye hükümetinin yatırım ve inşaat alanlarında Çinli şirketlere öncelik vereceğini" ve Suriye'nin bu şirketlerden "ülkenin yeniden inşasında önemli bir rol üstlenmelerini" beklediğini söyledi. Bu açıklama bugün pratik önem kazandı.

Çin, iki yıl önce uygulamaya koyduğu dört ayaklı bir politika üzerinden Suriye konusuna aktif olarak dahil oldu. Mart 2016'da "barış görüşmelerini kolaylaştırmak" için bir Suriye Özel Temsilcisi atadı. Nisan ayında 300 Çinli askeri eğitmeni Suriye'ye gönderdi. Ağustos ayında, Suriye'yle ortak anti-terör mekanizmaları yaratmak için bir proje başlattı. Kasım ayında Pekin, Şam'a insani yardım için 70 milyon dolar vermeyi planladığını açıkladı. Aynı yıl içinde, Çin'den üst düzey ticari heyetler Suriye'yi ziyaret etti.

Fakat Suriye, Pekin'in bu on yılın ortalarından beri takip ettiği büyük planın sadece bir parçası. Çin, Avrasya kıtasının kaderinden sorumlu küresel bir güç olarak gelişmelere damgasını vurmak istiyor. 2015 yılında Bir Kuşak, Bir Yol girişimini başlattı. Eylül 2016 Hangzhou'daki G20 zirvesine Şi Cinping, Çin'in Avrasya'da "yenilikçi bir ekonomi" ve "kader birliği içinde bir topluluk" yaratmaya çalıştığını söyledi. Ortadoğu, genellikle Bir Kuşak, Bir Yol girişimi olarak anılan Çin'in jeopolitik ve jeo-ekonomik yapısının ayrılmaz bir parçasıdır. Suriye bu yapıya kolayca uyuyor, ancak Çin'den Avrupa'ya uzanan yolun "kilit unsuru" olarak adlandırılması açık bir abartı.

Pekin'in Ortadoğu'daki ekonomik çıkarları, gelişmelere daha çok dahil olması için bir diğer neden. Çin'in petrol ve petrol ürünleri ithalatının neredeyse yarısı bölgeden geliyor ve bunların sevkiyatlarındaki istikrar doğrudan olarak siyasi istikrar ile ilişkilidir. Çin'in Suriye'deki ekonomik çıkarları oldukça mütevazi ve Suriye ile işbirliği tecrübesi sınırlı. Bazı gazetecilerin ısrarla belirttiğinin aksine, ne ülkedeki Çin yatırımlarında milyar dolarlar seviyesinde gelişmeler var, ne de kritik önem taşıyan dış ticaret rakamları söz konusu. Suriye'nin 2016 ithalatından Çin'in payı yaklaşık %20 (915 milyon $) ve ihracatında ise %1'den az. (3.3 milyon $) Ülkedeki Çin yatırımları toplamda 11 milyon $ seviyesinde. Bu nedenle, Çin'in Suriye ekonomisine egemen olmak üzere olduğu yönündeki tahminlere temkinli bir şekilde yaklaşılması gerekir. Temmuz 2017'de Çin, Suriye'de 150 Çinli şirketin yer alacağı bir "sanayi bölgesi" inşası için 2 milyar $ yatırım yapacağını açıkladı. Ancak, Rus-Çin ilişkilerinin geçmişini göz önüne aldığımızda, yatırımlar beyanlarında açıklanan ile gerçekteki yatırım miktarı arasında uçurum olduğunu biliyoruz. Buna rağmen, Çin'in 2 milyar dolarlık yatırım sözü sadece başlangıç. Çin firmaları yol yapımı ve petrol üretimi alanlarında yatırım yapmaya hazır ancak temel şartları ülkede siyasi istikrar ve uygun bir yatırım ortamı, ki bunlar bir günde sağlanmayacak.

Pekin-Şam işbirliği, terörle mücadele açısından daha da önemli. Suriye'deki savaşın ardından, terörizm Çin için büyük tehdit oluşturuyor. Suriye'deki farklı hükümet-karşıtı gruplara dahil olup Sincan'a geri dönen Uygur savaşçılarının tam sayısı, 5.000 ya da İmad Mustafa'nın iddia ettiği gibi 2.000-2.500 olsun, önemli değil. Sayı ne olursa olsun, militanlar Çin için gerçek bir tehdit oluşturuyor.

Şam ve Pekin, Ağustos 2017'de terörle mücadele faaliyetlerini koordine etme konusunda anlaştılar. Kasım ayının sonlarında, Çin'in Gece Kaplanları terörle mücadele birliği Suriye'deki Rus Tartus deniz üssüne geldi. Aynı ay, Kar Leoparları birliğinin polis operasyonları yürütmek için Suriye'ye gönderileceği açıklandı. Bu alandaki Rus-Çin-Suriye işbirliği mantıksal bir sonuçtur.

Bu nedenle büyükelçinin açıklaması, Çin'in, beyan ettiği bir dizi iç ve dış politika ilkesine olan bağlılığını teyit ediyor ve küresel stratejisi ile uyumlu. Pekin'in Suriye'deki ihtiyatlı müdahilliğinin temel önemi, bunun Çin'in dolaylı olarak da olsa dahil olduğu ilk küresel askeri anlaşmazlık olması. Bu durum, küresel bir güç olmanın yükünü taşımaya Çin'in hazır olduğunun en son teyidi.

tercumeodasi.org




Son Çeviriler