Tillerson'ın kovulmasında İran faktörü - The American Conservative

"Tillerson için geri sayım, Katar’a karşı BAE öncülüğündeki ambargoyu kaldırmak için çalışmaya karar verdiği Haziran 2017'de başladı." 


M. Perry / The American Conservative / 15.03.2018

Washington'da birçokları, Donald Trump'ın Salı günü Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'u görevden almasını bir tür kurtuluş ya da adaletin yerini bulması olarak değerlendirip memnuniyetle karşıladı. Bu yöndeki çığlıklar, yazarları Tillerson'ı kum torbasına çevirmiş olan The Atlantik dergisinin sayfalarından duyulabilirdi. Mesela, "T-Rex"e yöneltilen eleştiriler arasında The Atlantic yazarı Eliot Cohen'in makalesinden daha sertini bulmak zor.

Cohen’in 1 Aralık’taki yazısı ("En Kötü Dışişleri Bakanı"), Washington’daki egemen çevreler için bir tür harekete geçme çığlığı olarak görev yaptı. "İçe dönük ve kapalı bir yönetim tarzı", "fevri patronunu pohpohlama konusunda beceri eksikliği", "ticaret dilinin ağır bastığı yönetimsel jargonlarla yüklü reformlar" ve "diplomasinin işleyişini az bilmek" Cohen'in sıraladığı başarısızlıklar arasında yer aldı. Nefes kesen bir yazı.


Cohen'in, Tillerson "felaketi" (kendi tabiriyle) için Aralık ayında önerdiği çözüm, T-Rex'in muhtemel halefi ve Trump'ın yönetimdeki en iyi dostu olduğu o dönemde (4 ay önce) konuşulan CIA Direktörü Mike Pompeo'nun dışişleri bakanlığına getirilmesiydi.

Cohen'e göre "İdarenin amansız düşmanları bile Mike Pompeo'nun dışişleri bakanlığa getirilmesine sevinmeli. Pompeo eski bir subay, başarılı bir politikacı ve büyük bir bürokratik yapıyı (CIA) idare etme tecrübesine sahip. Pompeo'nun bu özellikleri, kovamayacağı ya da para ile teşvik edemeyeceği çalışanları motive etmeye, Tillerson'ın aksine, alışık olduğu anlamına geliyor."

Cohen'in de dahil olduğu Trump'a mesafeli neomuhafazakar köşe yazarları grubuna ek olarak  Tillerson'ı eleştirenler arasında Trump destekçisi, ilkel sağcı görüşten ikinci bir grup da var. Fakat bu iki grupla kıyasla etkisi çok daha fazla olan üçüncü bir odak, neomuhafazakar gazeteci Clifford May tarafından 11 Eylül'den hemen sonra kurulan Demokrasileri Savunma Vakfı (DSV). DSV, Beyaz Saray'da nüfuza sahip belkide en güçlü dış unsur haline geldi.

DSV kötü bir üne sahip: kendine has bir tarzda “tarafsız bir politika enstitüsü”, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun yakın müttefiki olan milyarder Sheldon Adelson da dahil olmak üzere öncelikle İsrail sağının destekçileri tarafından finanse edilen kar amacı gütmeyen bir kurum. DSV, kuruluşundan bu yana geçen yaklaşık yirmi yılda, Irak Savaşı'nı destekledi, Suriye'ye yönelik bir saldırıdan yana oldu, Obama yönetiminin İran'la nükleer müzakerelerine karşı çıktı, Benjamin Netanyahu'ya methiyeler düzdü ve bu on yılın başında, ABD'nin hava üssünün bulunduğu küçük bir Körfez ülkesi Katar'ı hedef alan bir haçlı seferi başlattı.

DSV'nin Katar karşıtı haçlı seferine, vakfın başkan yardımcısı Jonathan Schanzer öncülük etti. Hazine Bakanlığı'nın eski terör finansı analisti Jonathan Schanzer son sekiz yılda yazdığı onlarca makalesinde (Foreign Policy, Politico, The Atlantic, New York Times ve diğer birçok yayında) Katar'ı İran'a çok yakın olmak, Taliban'la bağlantılı olmak, Hamas kontrolündeki Gazze'de insani yardım programlarını desteklemek, Müslüman Kardeşler hareketini desteklemek ve Suriye iç savaşında cihatçıları desteklemekle suçladı. Ancak DSV'nin gayretinin ve Schanzer’in takıntısının odağında, Katar’ın Hamas liderlerine ev sahipliği yapması vardı.

Bir süreliğine, DSV'nin Katar karşıtı engizisyonu fazla etkili olamadı, üst düzey Pentagon yetkilileri “kuru gürültü” olarak değerlendirdi. Ancak, geçen yılın Haziran ayında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Bahreyn ve Mısır, Katar'a ekonomik ambargo uyguladı, ülkeyi izole edip Körfez İşbirliği Konseyi'nden çıkardı. Katar'ın Hamas'la bağları, İran'la ekonomik ve diplomatik ilişkileri DSV ve BAE öncülüğündeki koalisyonun ortak sorunlarıydı. DSV'den Mark Dubowitz ve kıdemli danışman John Hannah ile BAE'nin Washington Büyükelçisi Yusuf El Otaiba arasındaki e-postaların sızdırılmasıyla açık olarak görüldüğü gibi DSV, BAE öncülüğündeki Katar karşıtı koalisyonda oldukça önemli büyük bir rol oynadı.

GlobalLeaks adlı grubun hack'lediği Haziran 2017 e-postaları, diğer konuların yanı sıra, DSV yetkilileri (Dubowitz, Hannah ve Schanzer) ile BAE Ortadoğu "uzmanları" arasında "Katar'ın elini zayıflatmak, özellikle El Udeid Hava Üssü'ne (Katar'daki İncirlik ç. n.) bağımlılığı azaltmak" amacıyla üç günlük bir toplantı yapıldığını gösteriyor. ("Tarafsız bir politika enstitüsü” olduğunu iddia eden bir kurum için tuhaf bir şekilde taraflı bir gündem.)

Rex Tillerson, Savunma Bakanı James Mattis'in desteğiyle, Katar ambargosunun etkisini azaltmaya çalıştı. Tillerson, sonradan ortaya çıktığı gibi, sadece gafil avlanmakla kalmadı, geçen Haziran ayında bu köşede yazıldığı gibi, Trump’ın damadı Jared Kushner’in BAE’nin planlarını önceden bildiği halde kendisine bilgi vermeyip Trump'ı bu girişime onay vermeye ikna ettiğinden şüphelendi. Tillerson sadece şaşkın değil, aynı zamanda kızgındı. Tillerson'a yakın bir ismin ifadeleriyle, "Rex, iki ile ikiyi topladı ve bu kafasız çocuğun (Kushner) dışişleri bakanlığı haricinde ikinci bir dış politika yürütmekte olduğu sonucuna vardı. BAE'nin ABD Büyükelçisi Otaiba, Kushner ile ve Kushner de Trump ile görüştü."

Tillerson'ın çabaları, Katar'la komşuları arasındaki sürtüşmeyi ortadan kaldıramadı ancak İran'la ilişkilerini sona erdirmek için komşularını baskı altına almayı, Türkiye'yi izole etmeyi (sıkı bir Katar destekçisi) ve Doha merkezli El Cezire televizyonunu kapattırmayı umut eden Katar karşıtı koalisyonun hesaplarını bozdu. Tillerson’ın çabaları, ona karşı kurulmuş ittifakın derinleşmesine neden oldu.

Tillerson’ın ölümünün, Trump için "moron" dediği haberinin gündeme geldiği Ekim ayında gerçekleştiği söylenebilirse de, geri sayım asıl olarak Katar’a karşı BAE öncülüğündeki ambargoyu kaldırmaya karar verdiği Haziran’da başladı. Bu yüzden, Trump’ın Tillerson’a kapıyı gösterdiği saatlerde Katar düşmanları bir mini kutlama düzenledi. Kutlama yapanlar arasındaki, BAE'den tanınmış bir siyaset bilimi profesörü olan Abdulhalez Abdullah Twitter'da, "Tarih, bir Körfez devletinin bir süper gücün dışişleri bakanını görevden almada rol oynadığını yazacak ve bu, buzdağının sadece görünen kısmı" diye yazdı.

Yetkilileri sadece Katar karşıtlığında değil, İran'la yapılan nükleer anlaşmayı ortadan kaldırmak için de açıkça çaba sarf eden Demokrasileri Savunması Vakfı'nda da bir kutlama yapıldığı görülüyor. DSV Başkanı Mark Dubowitz Tillerson'ın görevden alındığı ve yerini CIA Direktörü Mike Pompeo'nun alacağı haberlerini Twitter'da paylaşırken üç İranlı yetkiliyi; İran Dini Lideri Ali Hamaney, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'i tweet'e dahil etti. İma edilen şey açıktı, Dubowitz tehdit etti.

tercumeodasi.org


Son Çeviriler