Çin-Almanya ilişkilerinde ideolojik ve jeopolitik engeller - Global Times

"Almanya, ekonomisini güçlendirmek için Çin ile işbirliğini derinleştirmek istiyor ancak bu sürecin Çin'in yükselişine destek olabileceğinden endişe ediyor."


Baş makale / Global Times / 25.05.2018



Almanya başbakanı olarak 11'inci Çin ziyaretinde Pekin'de Çinli liderlerle görüşen Angela Merkel, Çin'in reformuna ve dünyaya açılışına öncülük eden Shenzhen şehrini ziyaret etti.

Almanya ve Avrupa, Merkel'in Çinli liderlerle yaptığı görüşmenin kırılgan İran nükleer anlaşmasına ve Washington'un ticaret alanında yarattığı zorlukların üstesinden nasıl gelineceğine dair ortak bir tepki verilmesini sağlayabileceğini umarak, Merkel'in bu ziyaretinden beklentileri yüksek tuttu. Trump yönetiminin İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve İsrail'deki ABD Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararı Avrupa'yı şok etti. Almanya Washington'un katı ticaret politikasının da mağduru. Merkel'in Pekin’in desteğine ihtiyacı var.

Merkel'in Başkan Şi Cinping ve Başbakan Li Keqiang ile yaptığı görüşme verimli geçti, geniş bir mutabakata varıldı. Ancak Çin-Almanya ilişkilerini, küresel sorunlarla ortak bir şekilde yüzleşmeyi sağlayacak düzeye çıkarmak kolay değil.

Almanya ve Çin'nin büyük ortak çıkarları var. İkili ticaret hızlı bir şekilde artıyor. Geçtiğimiz on yıl içinde, Almanya'nın Çin'e ihracatı dört katına çıktı, ticaret hacmi ikiye katlandı ve 2017 yılında 200 milyar dolara ulaştı. Çin, Alman otomobil üreticilerinin en büyük pazarı ve genişleyen bir Çin pazarındaki iyi performans Alman ekonomisindeki güçlü büyümeyi sürdürmek için çok önemli.

Ancak, Almanya ve Çin arasında politika ve değer farklılıkları da var. Almanya kendini Batı sisteminin bir parçası olarak görüyor. Berlin, Pekin’le insan hakları konularında karşı karşıya gelmenin haricinde, Çin modeline karşı ihtiyatlı. Almanya, ekonomisini güçlendirmek için Çin ile işbirliğini derinleştirmek istiyor ancak bu sürecin Çin'in yükselişine destek olabileceği ve Çin modeline Batı ile rekabet konusunda bir avantaj sağlayabileceği konusunda endişelerini sürdürüyor.

Ticaret açısından bakıldığında Berlin, Washington'un fikri mülkiyetin korunması ve pazar erişimi konularında Pekin'i baskı altına aldığını görmekten memnun ama serbest ticaret ve çok taraflılığı korumaya yönelik Pekin'in desteğini kazanmak istiyor.

Almanya'nın geleneksel görüşleri aşması, küreselleşme çağındaki uluslararası politikanın ve ekonomik ilerlemenin yeni gerçekliği ile doğrudan yüzleşmesi gerekiyor. Dünya artık kamplara bölünmüş bir halde değil; iç içe geçmiş çıkarlar ve tutumlar yaygın hale geldi.

Çin-Almanya ilişkileri, ideolojik ve jeopolitik engellerin aşılmasında daha büyük bir atılım yapmalı. Batı değerleri, Çin-Almanya ilişkileri arasındaki bariyer olmamalı. İki ülkenin işbirliği için Soğuk Savaş zihniyetinden kurtulmak gerekli.

tercumeodasi.org




Son Çeviriler