Hakan Atilla'ya verilen cezanın olası sonuçları - Demokrasileri Savunma Vakfı (ABD)

"ABD tarihindeki en büyük yaptırım ihlali davası, ABD yaptırımlarına direnmesi için Tahran'a yardımcı olacağını söyleyen Türkiye ile Washington arasındaki ilişkileri aşındırmaya devam edecek."



Aykan Erdemir (CHP eski milletvekili) / Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) / 18.05.2018



ABD yargısı, Türkiye'nin en büyük ikinci kamu bankası Halkbank'ın genel müdür yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'yı, İran'a yönelik ABD yaptırımlarını ihlal eden milyarlarca dolarlık bir tertipteki rolü nedeniyle 2 yıl 8 ay hapse mahkum etti. Komplonun elebaşısı Türk-İranlı altın tüccarı Reza Zarrab hakkında henüz hüküm verilmedi. Türkiye’nin eski ekonomi bakanı ve Halkbank’ın genel müdürü de dahil olmak üzere aynı iddianamede suçlanan diğer yedi kişi, ABD’nin yargısının erişemediği Türkiye'de. Hakan Atilla’nın mahkumiyetinin, Halkbank da dahil olmak üzere Türk finans kurumlarına yönelik büyük miktarlarda ABD Hazine Bakanlığı cezalarını tetiklemesi olası. Bu durum Washington ile NATO müttefiki Türkiye arasındaki gerginliği daha da artırabilir.

Hakan Atilla için daha sert bir ceza isteyen Savcı Michael Lockard, sanığın suçlarını “Amerika'nın en büyük yaptırım ihlali davası”nın bir parçası olarak nitelendirdi ve davanın uyuşturucu ya da konvansiyonel silahlarla ilgili olmadığını, "dünyanın en büyük terör destekçisi devletinin nükleer olanaklarıyla" ilgili olduğunu söyledi. İddia makamı en az 15 yıl hapis cezası ve 50.000 ila 500.000 dolar arasında para cezası talep etmesine rağmen hakim Hakan Atilla'yı “çarkta bir dişli” olarak nitelendirerek Türk bankacıya karşı sert bir tutum almadı, hapis cezasına ek olarak para cezası veya tazminata hükmetmedi.

Yine de dava Türk hükümetinden sert eleştiriler almaya devam etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, karardan iki gün önce Bloomberg'e verdiği röportajda Hakan Atilla'nın beraatini talep etti ve “Hakan Atilla eğer suçlu olarak ilan edilecek olursa bu bir defa Türkiye Cumhuriyeti devletini adeta suçlu olarak ilan etmek anlamına gelir.” diyerek uyardı.

Hakan Atilla hakkındaki kararın ardından Türk Dışişleri Bakanlığı, davanın meşruluğunu sorgulayan bir bildiri yayınlayarak mahkemenin “yabancı bir devletin kamu bankası temsilcisini mahkum ederek ABD yaptırımlarına ilişkin mevzuatın uygulanmasında emsali olmayan bir karara imza attığını” savundu. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, bu davanın ABD ve FETÖ (Fethullahçı Terör örgütü - Türk makamlarının Müslüman din adamı Fethullah Gülen'in karanlık şebekesine verdiği isim) arasındaki işbirliğinin “somut ispatı” olduğunu öne sürdü. Türk kamuoyu, ABD'de yerleşik Gülen'in Temmuz 2016'daki başarısız darbenin arkasında olduğuna inanıyor.

Hükmün verilmesi ABD ile Mehmet Hakan Atilla arasındaki davayı şimdilik noktalamış olsa da, yaptırım ihlaline karışan diğer Türk yetkililerle ilgili açıklanmayan ek iddianamelerin olduğu neredeyse kesin. ABD hükümetinin suçlulara yaptırım uygulaması da mümkün.

Hakan Atilla’nın mahkumiyetinin Türkiye'yi daha doğrudan etkileyecek bir sonucu, ABD Hazine Bakanlığı'nın Türk bankalarına önemli para cezaları vermesi olabilir. Geçtiğimiz ay bir iktisatçı, Halkbank'la sınırlı kalmayan büyük bir cezanın önemli etkilerinin olacağı, bir finansal sistem krizini tetikleyeceği uyarısında bulundu. (*)

Türkiye'nin, Halkbank'a yönelik bir para cezasını ödeyip ödemeyeceği sorulduğunda Erdoğan, “bankamız kanunun gerektirdiğini tabii ki yapacaktır” dedi ve aynı zamanda sürecin “Türkiye-ABD ilişkilerini tamamen yerle yeksan edebileceği” konusunda uyardı. Bu noktada kesin olan bir şey var: ABD tarihindeki en büyük yaptırım ihlali davası, daha geçtiğimiz hafta ABD yaptırımlarına direnmesi için Tahran'a yardımcı olacağını söyleyen (**) NATO üyesi Türkiye ile Washington arasındaki ilişkileri aşındırmaya devam edecek.

tercumeodasi.org



A. Birch / IHS Markit / 19.05.2018

ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımların ihlal nedeniyle Halkbank eski yöneticisinin  mahkumiyetinin, Türk finans sektörüne yönelik cezaları tetiklemesi bekleniyor.

Bu cezalar Halkbank ile sınırlı kalırsa, etkisi büyük olmaz; Türk lirasını geçici olarak istikrarsızlaştırabilir ve yabancı sermaye girişlerini olumsuz etkiler.

Halkbank'ın tasfiyesine neden olacak kadar büyük ve/veya bir bütün olarak Türk bankacılık sistemine yayılacak olan daha ciddi bir cezanın ekonomiye etkisi çok daha önemli boyutta olacaktır. Böyle bir durumda yurt içi talep hızla düşer, lira ve yabancı sermaye girişindeki kayıplar daha uzun süreli ve etkili olur, enflasyondaki artış hızlanır ve ülke finansal bir krizle karşı karşıya kalabilir.


** Al-Monitor / 10.05.2018

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın: İran halkının yaptırımlardan olumsuz etkilenmesini arzu etmeyiz ve bu konuda bize düşen sorumluluk olduğunda yerine getirmekten çekinmeyiz.





Son Çeviriler