ABD İran'a yönelik yaptırımları endişelere rağmen yeniden yürürlüğe koyuyor - Xinhua

 "Hindistan ve Türkiye, yaptırımların hukuki gerekçesini eleştirerek ABD'nin ikincil yaptırım tehditlerine karşı çıkıyorlar."


Xinhua / 03.07.2018



ABD Dışişleri Bakanlığı, İran'a yönelik yaptırımların yeniden uygulamaya konulacağını ve Washington'un İran'ın ham petrol ihracatını "mümkün olan en kısa sürede" sıfıra indirmeyi hedeflediğini söyledi.

Yapılan açıklamada bu kararın enerji piyasasını olumsuz etkilememesi için tedbirlerin alındığı belirtilse de ABD'nin bu hamlesi endişe ve kuşkulara yol açtı.

Yaptırımların ilanı

İran'a yönelik ABD stratejisinde kilit noktanın "azami düzeyde bir ekonomik ve diplomatik baskı harekatı" olduğu söylenen açıklamada, yaptırımların ilk kısmının 6 Ağustos'ta yürürlüğe gireceği ve bunların İran'ın otomotiv sektörünü, altın ve diğer önemli metallerle yapılan ticaretini hedef alacağı belirtildi. Yaptırımların kalan kısmı ise 4 Kasım'da yürürlüğe girecek. Bu yaptırımlar, İran'ın enerji sektörüne, petrolle ilgili alım satım işlemlerine ve İran Merkez Bankası ile yapılan işlemlere yönelik olacak.

Söz konusu basın açıklamasını yapan ABD'li yetkili Brian Hook, İran’ın ham petrol satışlarından elde ettiği gelirin düşürülmesi amacıyla ABD’nin “İran ham petrolünü ithal eden ülke sayısını mümkün olan en kısa sürede sıfıra indirmeye” odaklandığını ve petrol piyasasını dengeleyecek önlemlerin de dikkate alındığını söyledi.

İran'ın denizaşırı varlıklarını dondurmak ve mevduatlarına erişimini engellemek için Washington'un bu yaptırımları katı bir şekilde uygulayacağını söyleyen Hook, özellikle enerji ve finans sektörlerinden 50'den fazla uluslararası firmanın İran pazarından çekilme niyetlerini açıkladığını belirtti.

Hook, ABD’nin 8 Mayıs'ta İran nükleer anlaşmadan ayrılmasından bu yana insan hakları ihlalleri, uranyum zenginleştirme faaliyetleri veya terör eylemleri iddiasıyla Washington'un İranlı 53 kişi ve kuruma yaptırım kararları aldığını ve almaya devam edeceğini söyledi.

Destek arayışı

Açıklamada ABD Dışişleri ve Hazine bakanlıklarının 4 Haziran'da üst düzey yetkililerden oluşan ekipler oluşturdukları ve yaptırımlarla ilgili olarak Avrupa ve Doğu Asya'da şimdiden 13 ülkeyi ziyaret ederek "hükümetleri ve özel sektörü İran'la ticarete devam etmenin risklerine karşı uyardıkları" belirtildi.

ABD'li bu heyetlerin "bir işbirliği ve koordinasyon mesajı götürdüklerini" belirten Hook, kendisi ve Hazine Bakanlığı'ından bir müsteşarın başkanlık edeceği bir heyetin önümüzdeki günlerde Körfez ülkelerine gideceğini söyledi.

Hook, Avrupa ülkeleriyle yakın istişarelerde bulunmak amacıyla Almanya, Fransa ve İngiltere'den yetkililerle görüşmek üzere bu haftanın sonunda Avrupa'ya da gidecek.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran nükleer anlaşmasından ayrılma kararını takiben ABD, Tahran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koyacağını ve Tahran'la ticari ilişkileri olan ülkeleri hedef alacak ikincil yaptırımlar yoluyla İran'ı cezalandıracağını söylemişti.

İran'da faaliyet gösteren yabancı firmalara ülkeden çıkmaları için 180 gün süre verildi. Aksi halde büyük para cezaları ile karşı karşıya kalabilirler.

Geçtiğimiz ay, ABD'nin yeni yaptırım tehdidinin ardından Fransa, Almanya ve İngiltere'den dışişleri ve ekonomi bakanları, İran'la ticaret yapan Avrupalı şirketlerin bu yaptırımlardan muaf tutulmasını istedi.

Washington'un, yaptırımların küresel petrol piyasasına etkisinin göz önüne alarak, olası aksaklıkları en aza indirmek için çalıştığı belirtildi.

Beyaz Saray'ın 30 Haziran’da yaptığı bir açıklamaya göre Trump, Suudi Kralı Selman bin Abdülaziz'den, ihtiyaç olması durumunda pazar dengesini sağlamak amacıyla kullanılmak üzere petrol üretiminde günlük iki milyon varil ihtiyat kapasitesine sahip olduğundan emin olmasını istedi.

Endişeler ve karşı çıkışlar

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada, Tahran üzerinde baskı sağlamak için, İran petrolünü ithal etmeye devam eden ülkelere herhangi bir muafiyet verilmeyeceği belirtildi.

26 Haziran'da yaptığı açıklamada ABD Dışişleri Bakanlığı, 4 Kasım'a kadar İran'dan petrol ithal etmeyi durdurmaları için ülkelerle görüşmelerin yapıldığını belirtmişti.

Washington’un, kritik önemdeki İran nükleer anlaşmasından çekilmesinin dünya genelinde yaygın bir şekilde eleştirildiği görülüyor ve bazı önemli Avrupalı müttefikleri nükleer anlaşmanın ortadan kalkmasını engellemek için çalışıyorlar.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinin, 2015'te imzalanan nükleer anlaşmaya uygun olarak İran'ın çıkarlarını korumak için yakın bir zamanda bir paket sunacaklarını söyledi.

Hindistan ve Türkiye, yaptırımların hukuki gerekçesini eleştirerek ABD'nin ikincil yaptırım tehditlerine karşı çıkıyorlar.

Rand Corporation'daki Orta Doğu Kamu Politikaları Merkezi'nin başkanı Dalia Dassa Kaye, Xinhua'ya, ABD'nin İran nükleer anlaşmasından çekilme kararı düşünüldüğünde, birçok Avrupa ülkesinin “şaşırtıcı" olmayan bir şekilde yaptırım kararına karşı bir tutum takındıklarını söyledi.

Kaye, anlaşmayı İran'ın değil de ABD'nin ihlal etmesiyle, Washington'un JCPOA (nükleer anlaşma) öncesinde var olanlardan bile daha güçlü bir çok taraflı yaptırımlar sistemi yaratabileceğini düşünmenin kesinlikle gerçekçi olmadığını, ABD'nin bu hamlesinin kendisini "yalnızlaştırdığını" ve ABD'nin yeni yaklaşımının "İran'ın tutumunu değiştirmesini ya da daha iyi bir nükleer anlaşma yapılmasını" sağlayıp sağlamayacağının şüpheli olduğunu belirtiyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen yaptırım açıklamasının ardından petrol fiyatları yükseldi.

tercumeodasi.org




Son Çeviriler