Rusya ve Ukrayna arasındaki düşmanlık Azak Denizi'ni ısıtıyor - Atlantic Council

"ABD, Ukrayna'ya radarlar ve anti-gemi füzeleri vererek derhal tepki göstermeli, NATO ve ABD Azak Denizi'ne kuvvet göndermeli."




A. Kumar Sen / Atlantik Konseyi / 25.11.2018

Azak Denizi'nde Rusya ve Ukrayna arasında artan gerginlik, 2008 yazında Gürcistan ile savaşla sonuçlanan Rus provokasyonlarını anımsatıyor.

“Rus kuvvetleri, Ukrayna'nın doğu limanlarının Karadeniz'le bağlantısı kesmek ve Moskova'nın Kırım'daki varlığını sağlamlaştırmak amacıyla Azak Denizi'ni bir Rus iç denizi haline getirmek için aylardır çalışıyor.” diyen Atlantik Konseyi Başkan Yardımcısı Damon Wilson, “Moskova’nın aşamalı stratejisinin, 2008’de Gürcistan’da tanık olduğumuz gibi 'yavaş adımlarla ilhak' olduğunu söyleyebiliriz: Tekil olarak çarpıcı etkileri olmayan hamlelerle stratejik kazanım sağlamak. Ruslar, uluslararası sulara ve kendi limanlarına erişim sağlamak için çabalayan Ukrayna'nın gözünü korkutmak amacıyla gerginlik yarattı.” şeklinde konuştu.

Ukrayna ile Rusya arasındaki gerginlik, 25 Kasım'da Kiev'in, Azak Denizi'ndeki bir donanma römorkörün bir Rus sahil güvenlik gemisi tarafından vurulduğunu söylemesiyle tırmandı. Moskova, karasularının izinsiz olarak kullanıldığı suçlamasıyla Azak Denizi'ne girişleri durdurdu. Rusya'nın Ukrayna donanmasına ait üç gemiye el koyduğu haberlere yansıdı. Ukrayna, Rus kuvvetlerinin gemilere ateş açtığını ve altı mürettebatın yaralandığını söyledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, parlamentoya sıkıyönetim ilanı teklifinde bulunacağını açıkladı.

Gelişmelerin Kremlin’in politikalarını takip edenler için tehlikeli bir şekilde tanıdık geldiğini söyleyen Atlantik Konseyi Avrasya Merkezi’nin başkanı John E. Herbst, “Moskova Gürcistan'a karşı yıllarca provokasyonlarda bulundu: Gürcistan üzerinde askeri uçuşlar, Gürcistan topraklarına düşen füzeler ve tabii ki, Gürcistan içinde Rus askerlerinin bulunduğu bölge ile ülkenin geri kalanını ayıran sınır hattından açılan ateşler. Güney Osetya'dan açılan böyle bir ateş, 2008 yılında Rusya-Gürcistan savaşına yol açtı.” değerlendirmesinde bulundu.

Atlantik Konseyi Avrasya Merkezi’nden Michael Carpenter, Rusya’nın, Karadeniz ve Azak Denizi’ni bağlayan Kerç Boğazı’ndan geçen Ukrayna gemilerine el koymasının, Azak Denizi’nin kontrolünü ele geçirmek ve Ukrayna'nın bölgedeki deniz trafiğini engellemeye yönelik daha büyük bir Rus stratejisinin parçası olduğunu söyledi. Bu hareketin uluslararası hukukun ihlali olduğunu belirten Carpenter, bunun Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü dört buçuk yıllık savaşa yeni bir boyut kattığını ifade etti.

Tepkiler

ABD'nin, Azak Denizi kıyılarını savunabilmesi için Ukrayna'ya radarlar ve anti-gemi füzeleri vererek derhal tepki göstermesi gerektiğini söyleyen Carpenter, “Sberbank, VTB veya Gazprombank gibi en az bir büyük Rus bankasına tüm varlıkları dondurulmalı. Bir Rus bankasına ya da Rusya'nın geri adım atmaması durumunda birkaçına dönük yaptırımlar, Rusya'nın Ukrayna'nın kendi limanlarına erişimini yeniden tesis etmesi ve askerlerini Donbas'tan geri çekmesi şartına bağlanmalıdır. Bu gerçekleşene kadar Kremlin için maliyetler artırılmalı.” şeklinde konuştu.

Atlantik Konseyi Avrasya Merkezi’nden Anders Åslund, NATO ve ABD’nin, uluslararası gemi trafiğine açık olmasını garanti altına almak için Azak Denizi'ne kuvvet göndermesi gerektiğini; bunun 1982 tarihli BM Deniz Hukuku Sözleşmesine ve 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne uygun olduğunu ifade etti.

Söz konusu olay, iki Ukrayna donanma topçu botu ve bir römorkörünün Karadeniz kıyısındaki Odesa'dan, Kırım Yarımadası ve Rusya arasındaki dar bir geçit olan Kerç Boğazı yoluyla Azak Denizi'ndeki Mariupol limanına doğru seyir halindeyken gerçekleşti.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, “Rusya'nın Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki provokatif eylemleri çizgiyi aştı ve saldırgan hale geldi. Rus gemileri, deniz seyir özgürlüğümüzü ihlal ediyor ve Ukrayna deniz yasa dışı bir şekilde gemilerimize karşı güç kullandı.” açıklamasında bulundu.

Åslund, Ukrayna'nın protestosunun haklı olduğunu olduğunu ve şimdiye kadar sadece Estonya ve Letonya'nın benzer protesto açıklamaları yaptığını belirterek ABD, NATO, Avrupa Birliği ve Batılı büyük ülkelerin tamamının bu ihlali sert bir şekilde protesto etmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği sözcülerinden Maja Kocijanciç, AB'nin Rusya'dan Kerç Boğazı'ndaki geçiş özgürlüğünü yeniden tesis etmesini ve taraflardan, gerginliğin düşürülmesine yönelik adım atmalarını beklediğini ifade etti.

NATO sözcüsü Oana Lungescu, sosyal medya hesabından, “NATO, karasularındaki seyrüsefer hakları dahil olmak üzere Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tam olarak destekliyor. Rusya'ya, uluslararası hukuk uyarınca, Azak Denizi'ndeki Ukrayna limanlarına erişimi sağlaması için çağrı yapıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Rusya'nın hedefleri

Rus medyasında, Kiev'i "bir çatışma durumu" yaratmaya çalışmakla suçlayan Rus yetkililerin beyanları yer aldı.


Herbst, 2014 yılında Kırım'daki askeri üniformalı kişilerin, Vladimir Putin'in haftalar sonra ağzından kaçırana kadar Rus askeri olmadıklarını iddia eden bu yetkililerin, şimdi de Ukrayna gemilerinin ani manevralarının çarpışmaya yol açtığını iddia ettiğini ancak Ukrayna'nın elinde Rus komutanlarının Ukraynalı römorköre çarpmayı emrettiğine dair kanıtlar olduğunu ve bunların yakın zamanda ortaya çıkacağını ifade etti.

Ukrayna, Rusya Federal Güvenlik Servisi'ne gemilerinin geçişi hakkında önceden bildirimde bulunduğunu açıklayarak Moskova'yı, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni ve Rusya ile Ukrayna arasında, Kerç Boğazı ve Azak Denizi'ni ortak karasuları olarak belirleyen 2003'te imzalanmış anlaşmayı ihlal etmekle suçladı.

Herbst, gemilerin çarpışmasını ve Rusya'nın Kerç Boğazı'nı hem askeri hem de ticari tüm deniz trafiğine kapatma kararını “çifte provokasyon” olarak tanımladı.

Bu gelişmelerin “Kremlin'in Nisan ayında, Ukrayna'nın Mariupol ve Berdyansk limanlarına giden ticari gemileri “inceleme” uygulaması ile başlattığı tehlikeli bir oyunun en son hamleleri“ olduğunu söyleyen Herbst, o zamandan beri Rus donanmasının 150'den fazla gemiyi incelemeye alarak kargo trafiğini yavaşlattığını ve nakliye masrafları artırdığını belirtti.

Herbst'e göre Moskova'nın iki hedefi var. İlk olarak, Ukrayna için nakliye maliyetini yükseltmek. Artan nakliye ücretleri Ukrayna için fiyatlarda artış, daha az ihracat ve daha az ekonomik büyüme anlamına gelecektir. Bu ekonomik sıkıntıların, çok sayıda etnik Rus'un yaşadığı Ukrayna'nın doğu kesimini etkileyeceğini belirten Herbst, bunun Kremlin stratejistleri açısından ironik bir durum olduğunu ifade ediyor.

İkinci amacın, "Ukrayna'yı, limanlarını ve deniz trafiğini korumak için bir askeri hamlede bulunmaya itmek" olduğunu söyleyen Herbst, Rusya'nın bu yıl içinde Azak Denizi'ndeki askeri varlığını büyük ölçüde artırdığını; bu küçük denizde şu an sekiz Rus savaş gemisinin bulunduğunu belirtti.

Azak Denizi, Rusya'nın Mart 2014'te Kırım'ı ele geçirmesiyle Moskova ve Kiev arasında bir sorun haline geldi.

Åslund, “Rusya, Mart 2014'te Kırım'ı ilhak etmesinden bu yana, Azak'ın uluslararası sularını bir iç denizine dönüştürmek, Ukrayna kıyılarının büyük bir kısmını ve iki büyük ticari limanı olan Mariupol ve Berdyansk'ı erişime kapatmak için hazırlık yapıyor.” şeklinde konuştu.

Mayıs ayında Rusya, Kırım'ı Kerç Boğazı üzerinden Rus topraklarıyla birleştiren bir köprü açtı.

AB sözcüsü Kocijanciç, köprünün inşasının, Ukrayna'nın rızası olmadan gerçekleştiğini ve Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik bir başka ihlal olduğunu, Azak Denizi'ndeki Rus askeri varlığının artışıyla bitlikte boğazdaki deniz trafiği üzerinde daha sıkı bir kontrole yol açtığını ve Avrupa Birliği'nin Rusya'dan gemi denetimlerini durdurmasını beklediğini ifade etti.

Rusya, 25 Kasım'da köprünün altında dev bir nakliye gemisi yerleştirerek Kerç Boğazı'nı geçişlere kapattı.

Mariupol ve Berdyansk, Ukrayna'nın Azak Denizi'ndeki iki büyük çelik ve tahıl ihraç limanına ev sahipliği yapıyor. Köprünün yüksekliği nedeniyle bu limanlardan yapılan nakliye miktarında ciddi bir düşüş oldu. Özgür Avrupa Radyosu'nun resmi istatistiklere dayandırdığı haberinde, 33 metreden daha yüksek olan 144 geminin, Mariupol Limanı'na ulaşamadığını ve bunun limanın gelirlerinde yüzde 30'luk bir kayıba neden olduğunu belirtti.

Ağustos ayında ABD Dışişleri Bakanlığı, “Rusya'nın, Azak Denizi ve Kerç Boğazı'nda uluslararası taşımacılığa yönelik tacizini” kınadı.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert, "Rusya'nın, deniz taşımacılığına sekte vurma amaçlı eylemleri, Ukrayna’yı zayıflatmak ve istikrarını bozmak için sürdürdüğü politikasının ve uluslararası kuralları umursamayışının en son örnekleri." şeklinde konuştu.

tercumeodasi.org

Blogger tarafından desteklenmektedir.