&&&

ABD'nin Çin'le gecikmiş hesaplaşması - The Washington Post


John Burtka / The Washington Post / 20.10.2019

Thomas Jefferson bir zamanlar şöyle demişti: “Tüccarların ülkesi yoktur; bulundukları yerden çok, para kazandıkları yere bağlıdırlar.”


Bu sözün doğruluğu, bu hafta NBA yıldızı LeBron James’in, Hong Kong’daki protestoculara destek açıklamanın “birçok insan için fiziksel, duygusal ve manevi zararlara yol açabileceği” yönündeki iddiasıyla bir kez daha görüldü.

ABD bir yol ayrımında. Sanayi devlerinin bir komünist diktatörlükte kâr peşinde koşup milli çıkarlara ihanet ettiği bir ülkede yaşıyoruz. ABD’nin sağladığı politik ve ekonomik örgürlük, altyapı ve askeri koruma ile büyüyen şirketler, şimdi Pekin’deki efendilerini memnun etmek için Amerikalıların ve özgürlük arayan diğer insanların ifade özgürlüğünü kısıtlıyorlar. Bunun getireceği ne mi? Ulusal egemenliğin, bireysel özgürlüğün ve yönetilenlerin rızasının ortadan kalkmasıdır. 

Başkan Trump, Ağustos ayında bu tweeti attığında çok eleştirildi: “Çin'deki büyük şirketlerimize, yatırımlarını ABD'ye ya da başka bir ülkeye derhal taşımaları emredilmiştir.” Bu "emri" ciddiye alan olsun olmasın, Trump haklıydı ve bugün hala haklı. ABD, pazarı olan bir ülkedir, ülkesi olan bir pazar değil. Fortune 500’de yer alan Amerikan şirketleri, Çin pazarına erişimi ABD’nin hayati çıkarlarından daha önemli görüyorsa, Amerikan halkı politik ve ekonomik gücünü, hangi tarafa hizmet edeceklerine karar verinceye kadar bu şirketlere karşı seferber etmek zorundadır.

ABD’nin Çin Halk Cumhuriyeti’yle (ÇHC) 40 yıllık ilişkisini değerlendirme zamanı çoktan geldi. Bu ilişki; uyuşturucu salgını, artan intihar oranları, dünyanın en büyük üretim üssünün yıkımı, düşük ücretli hizmet işleri ve Amerikan esnafını öldüren mega mağazalardan başka ABD topraklarına ne getirdi? Çin'in korkunç insan hakları ihlallerinin yanı sıra teknoloji hırsızlığı ile ABD'nin kaybettiği yüz milyarlarca dolar, ABD endüstrisini yok etmek için piyasalara aşırı miktarda ürün sürülmesi de cabası.

Belki de en büyük ironi, “geri kalmış” Amerikalıları sosyal adaletin erdemleri hakkında ders vermeye hevesli NBA ve Google gibi şirketlerin; 1 milyondan fazla Müslümanı toplama kamplarına koyan, kız çocuklarının öldürülmesine yol açan "tek çocuk politikası" ile cinsiyetçiliği kurumsallaştırmış ve çevreye verdiği zarar ABD ve Avrupa'nın toplam verdiği zarardan fazla olan bir rejimde ticaret yapmayı destekliyor oluşları. [ABD'de] Popülizm, milliyetçilik ve sosyalizm çağında yaşıyoruz; Amerikan halkı cahil olduğu için değil, liberal değerlere olan bağlılıkları sadece cüzdanlarına veya ÇHC'deki bir sonraki anlaşmalarına kadar süren bir seçkin sınıfın ikiyüzlülüğünden dolayı öfkeli oldukları için.

Onlarca yıllık Çin ile serbest ticaretin sonuçları, başkent kulislerinin çok ötesinde yankılanıyor. Memleketim Michigan, Çin’in 2001’de Dünya Ticaret Örgütü’ne girmesinden bu yana 80.000’den fazla işin yok olması ya da taşınmasıyla perişan olmuş durumda. Şu an yaşadığım Pennsylvania da Çin ticaretinden zarar görüyor. Yük gemileri yoluyla Çin'den gelmiş olan bir tarım haşeresi tespit edildi ve eyalet çapında tarım ürünlerine vereceği zarar yaklaşık 18 milyar dolar olabilir. Yasal durumları şüpheli Çin mantarları, yerel bir mantar çiftliğini iflas ettirdi. Bir zamanlar sanayi merkezi olan Coatesville, Trump’ın ek gümrük tarifeleri kentin demir-çelik endüstrisine ihtiyaç duyduğu desteği temin edene kadar, on yıllardır endüstrinin gerileme sürecinin korkunç sonuçlarını yaşadı. Tahminim: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından alınıp ve satılanlara karşı durmaya cesareti olan aday, 2020'de başkanlık seçimini kazanacak ve Amerikan halkının gönlünde yerini alacak. 

Devam eden ticaret görüşmelerin sonucu ne olursa olsun, ABD-Çin ticari ilişkisinin geleceği aydınlık görünmüyor. Üretime yönelik tedarik zincirlerini Amerika'ya geri getirmek için ciddi ekonomik önlemler almanın ve Alaska'dan Arjantin'e kadar uzanan bir ticaret bloğu oluşturmanın zamanı geldi. Bunu yaparken Latin Amerika'da ekonomik bir patlama yaratacağız, Meksika sınırındaki gerginlikleri azaltacağız ve ABD’nin işçi ve orta sınıflarına itibarlarını yeniden kazandıracağız.

tercumeodasi.org


Blogger tarafından desteklenmektedir.